24 Aralık 2024 Salı

Asgari Ücret Ne Olmalı?

 


Asgari ücret tartışması, Türkiye’de son üç yıldır yaşanan hiper enflasyon sürecinin en çok tartışılan başlığıdır. Asgari ücretin çok tartışılması Türkiye için normal kabul edilmesi gerekir. Çünkü çalışanların yaklaşık %42’si asgari ücretle çalışıyor ve ekonomik hesaplamalarda en önemli kriterlerden birisi.

Asgari ücretin tespiti, kamu kesiminin yanı sıra TÜRK İŞ (İşçi sendikalarını temsilen), TİSK (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) ve doğrudan işçi temsilcileri katılmaktadır. Genelde 3 toplantı ile sonuçlandırılan süreç bu yıl dördüncü toplantıya da gidecek. Toplantıda üçüncü toplantıya kadar herhangi bir ücret miktarı açıklanmadı. Fakat 19 Aralık 2024 toplantısından sonra 2025 yılı için TÜRK İŞ ve işçiler toplanarak asgari ücret talebini 29583 TL olarak açıkladı. Bu talebin hesaplanmasında %45 ücret artışı ve %20’lik refah payı unsurlarının bulunduğu açıklanmıştır. Asgari ücret tartışmalarının bu kadar rekabete açık devam etmesinin temel sebebi, çalışanlar için hayatta kalmak ve geçinme için işveren açısından da işletmelerin sürekliliği açısından bakılmaktadır.

Aslında asgari ücret dünyada refah devleti ve sosyal devlet anlayışının gelişmesi ile çalışanların korunması için gelişmiş en önemli regülasyonlardan birisidir. Uluslararası Çalışma Örgütüne üye olan ülkelerin %90’ı asgari ücret veya minimum ücret uygulaması vardır. Artık asgari ücret düzenlemesi kapitalist dünyada en yaygın ekonomik düzenlemeler arasındadır.

Türkiye’deki asgari ücretle ilgili diğer tartışmalarda iki farklı konu öne çıkmaktadır. Birincisi bölgesel asgari ücretin uygulanması, ikincisi de asgari ücrettin ortalama ücret olması sorunu. Bölgesel asgari ücret, Türkiye’de özellikle İstanbul ve çevresi için daha yüksek bir asgari ücret uygulaması yapılırken diğer bölgelerde daha düşük uygulamaların yapılması. Bu konu Türkiye açısından uygulanması yanlıştır. Çünkü asgari ücret Anadolu’da geçinmeyi güçlükle yapanlar için temel ücret seviyesindedir. İstanbul ve çevresinde ise asgari ücreti en düşük ücret olarak düşünmek gerekir. Zaten işletmeler nitelikli işgücü çalıştırmak için asgari ücretin üzerinde bir teklifte bulunması gerekir. Asgari ücretin ortalama ücret haline dönüşmesi ise, İşverenlerin pazarlıksız ve iş güvencesi olmayan kesime karşı pazarlık gücünü lehine kullanmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin İSO 500 işletmelerin kar artışı 2021 ve 2023 yılları arasında reel olarak işgücünden çok yüksektir. Bu durumda işgücünün pazarlık gücünün sadece asgari ücretle sınırlı kalması asgari ücretin temel ücret olarak kalmasına neden olmaktadır. Genelde yapılan kıyaslamalardan birisi de, AB ülkeleri ile Türkiye’deki asgari ücretin düşüklüğü meselesidir.

Kamu açısından asgari ücret kayıtlı ekonominin önemli göstergelerinden birisidir. Özellikle Sosyal güvenlik kurumuna olan işgücü, işveren ve işsizlik primleri kesintileri asgari ücret üzerinden yapılmaktadır. Dolaysıyla kamunun sosyal güvenlik finansmanına katılım için asgari ücretin seviyesine önem vermesi gereklidir. Asgari ücretle ilgili işveren kesiminin en önemli beklentisi de kamunun asgari ücret katkısını artırmasıdır. Kamunun bu oranı artırmak yerine işveren payında %2 seviyesinde indirim yapması da düşünülebilir. Asgari ücretin yetersizliği veya yüksekliği doğrudan cari kur çevrimleri ile anlaşılmayabilir. Bunun yerine ülkelerin satın alma gücüne göre hesaplanmış kişi başına satın alma gücüne göre hesaplanmış gelirleri üzerinden yapmak daha rasyonel olacaktır.

İşin en can yakıcı kısmi ise, asgari ücretle geçinen kesimin bu ücrete olan bağımlılığı nedeniyle yüksek beklentilerin oluşmasıdır. Bu durumda kamunun sadece 2025 yılındaki beklenen enflasyona göre bir düzenleme yapması mümkün olmayacaktır. Özelikle asgari ücretin oluşan beklentilere göre %45 seviyesinin altında gerçeklemesi çalışanlar için hayal kırıklığı olarak yorumlanabilir. Aslında asgari ücret tartışmalarını sonlandırmanın en iyi yöntemi her yıl gerçekleşen enflasyon artı milli gelir büyüme oranı eklenmiş tutara göre oluşacak katsayı oranında rutin olarak artırılması mümkün olabilir. Ümit ederim ki, ham çalışanları koruyan hem de işverenleri yıpratmayacak optimal ücret seviyesi bulunabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu