Asgari ücret tartışması, Türkiye’de
son üç yıldır yaşanan hiper enflasyon sürecinin en çok tartışılan başlığıdır.
Asgari ücretin çok tartışılması Türkiye için normal kabul edilmesi gerekir.
Çünkü çalışanların yaklaşık %42’si asgari ücretle çalışıyor ve ekonomik
hesaplamalarda en önemli kriterlerden birisi.
Asgari ücretin tespiti, kamu
kesiminin yanı sıra TÜRK İŞ (İşçi sendikalarını temsilen), TİSK
(Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) ve doğrudan işçi
temsilcileri katılmaktadır. Genelde 3 toplantı ile sonuçlandırılan süreç bu yıl
dördüncü toplantıya da gidecek. Toplantıda üçüncü toplantıya kadar herhangi bir
ücret miktarı açıklanmadı. Fakat 19 Aralık 2024 toplantısından sonra 2025 yılı
için TÜRK İŞ ve işçiler toplanarak asgari ücret talebini 29583 TL
olarak açıkladı. Bu talebin hesaplanmasında %45 ücret artışı ve %20’lik refah
payı unsurlarının bulunduğu açıklanmıştır. Asgari ücret tartışmalarının bu
kadar rekabete açık devam etmesinin temel sebebi, çalışanlar için hayatta
kalmak ve geçinme için işveren açısından da işletmelerin sürekliliği açısından bakılmaktadır.
Aslında asgari ücret dünyada refah
devleti ve sosyal devlet anlayışının gelişmesi ile çalışanların korunması için
gelişmiş en önemli regülasyonlardan birisidir. Uluslararası Çalışma Örgütüne
üye olan ülkelerin %90’ı asgari ücret veya minimum ücret uygulaması vardır.
Artık asgari ücret düzenlemesi kapitalist dünyada en yaygın ekonomik
düzenlemeler arasındadır.
Türkiye’deki asgari ücretle
ilgili diğer tartışmalarda iki farklı konu öne çıkmaktadır. Birincisi bölgesel
asgari ücretin uygulanması, ikincisi de asgari ücrettin ortalama ücret olması
sorunu. Bölgesel asgari ücret, Türkiye’de özellikle İstanbul ve çevresi için
daha yüksek bir asgari ücret uygulaması yapılırken diğer bölgelerde daha düşük
uygulamaların yapılması. Bu konu Türkiye açısından uygulanması yanlıştır. Çünkü
asgari ücret Anadolu’da geçinmeyi güçlükle yapanlar için temel ücret
seviyesindedir. İstanbul ve çevresinde ise asgari ücreti en düşük ücret olarak
düşünmek gerekir. Zaten işletmeler nitelikli işgücü çalıştırmak için asgari
ücretin üzerinde bir teklifte bulunması gerekir. Asgari ücretin ortalama ücret
haline dönüşmesi ise, İşverenlerin pazarlıksız ve iş güvencesi olmayan kesime
karşı pazarlık gücünü lehine kullanmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin İSO 500
işletmelerin kar artışı 2021 ve 2023 yılları arasında reel olarak işgücünden
çok yüksektir. Bu durumda işgücünün pazarlık gücünün sadece asgari ücretle
sınırlı kalması asgari ücretin temel ücret olarak kalmasına neden olmaktadır. Genelde
yapılan kıyaslamalardan birisi de, AB ülkeleri ile Türkiye’deki asgari ücretin
düşüklüğü meselesidir.
Kamu açısından asgari ücret
kayıtlı ekonominin önemli göstergelerinden birisidir. Özellikle Sosyal güvenlik
kurumuna olan işgücü, işveren ve işsizlik primleri kesintileri asgari ücret
üzerinden yapılmaktadır. Dolaysıyla kamunun sosyal güvenlik finansmanına
katılım için asgari ücretin seviyesine önem vermesi gereklidir. Asgari ücretle ilgili
işveren kesiminin en önemli beklentisi de kamunun asgari ücret katkısını artırmasıdır.
Kamunun bu oranı artırmak yerine işveren payında %2 seviyesinde indirim yapması
da düşünülebilir. Asgari ücretin yetersizliği veya yüksekliği doğrudan cari kur
çevrimleri ile anlaşılmayabilir. Bunun yerine ülkelerin satın alma gücüne göre
hesaplanmış kişi başına satın alma gücüne göre hesaplanmış gelirleri üzerinden
yapmak daha rasyonel olacaktır.
İşin en can yakıcı kısmi
ise, asgari ücretle geçinen kesimin bu ücrete olan bağımlılığı nedeniyle yüksek
beklentilerin oluşmasıdır. Bu durumda kamunun sadece 2025 yılındaki
beklenen enflasyona göre bir düzenleme yapması mümkün olmayacaktır. Özelikle
asgari ücretin oluşan beklentilere göre %45 seviyesinin altında gerçeklemesi
çalışanlar için hayal kırıklığı olarak yorumlanabilir. Aslında asgari ücret
tartışmalarını sonlandırmanın en iyi yöntemi her yıl gerçekleşen enflasyon artı
milli gelir büyüme oranı eklenmiş tutara göre oluşacak katsayı oranında rutin
olarak artırılması mümkün olabilir. Ümit ederim ki, ham çalışanları koruyan hem
de işverenleri yıpratmayacak optimal ücret seviyesi bulunabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder