10 Kasım 2025 Pazartesi

Enflasyonun Bilinmezliği

 

Enflasyonun Bilinmezliği

Merkez bankası Kasım ayında yeni enflasyon raporunu açıkladı. Enflasyon raporu bizi merkez bankasının enflasyon tahmininin piyasayı tatmin edecek kadar başarılı olmadığını göstermektedir. Aslında enflasyon hedeflemesi tarihi incelendiğinde, Türkiye’nin enflasyon hedefini tutturma konusunda tam bir başarı sağlayamadığını göstermektedir. Enflasyon raporu üzerinden konuyu analiz edecek olursak, yıl içerisinde merkez bankası üç kez enflasyon hedefiyle ilgili değişikliğe gitti. 2024 yılının sonunda, yüzde 22’ye yakın bir enflasyon hedefi, daha sonra yüzde 24 olarak güncellendi. Son olarak da ara dönem tahmini, yüzde 27’ye yakın bir orana yükseltilmişti. Fakat Kasım 2025 Enflasyon Raporu, bize enflasyonun yüzde otuz ikiye yakın bir oranda gerçekleşeceğini göstermektedir. Yani enflasyonun tahmin edilmesinde güçlükler olduğu veya enflasyonun bilinmezliğinin devam ettiğini söyleyebiliriz.


Merkez bankasının enflasyonu tahmini hedeflerinin tutmamasında sorun yaşadığı konu, Türkiye’deki gıda enflasyonunun gösterilmektedir.  Konunun derinine inersek, tarım politikası, arz yeterliliğini sağlamakta yetersiz kalmaktadır. Bunlar arasında, iklimle ilgili sorunlar, don sorunu ve kuraklık gibi sorunlar nedeniyle sıkıntılar yaşadığını söylenmektedir.  Özellikle temel gıda maddelerinin üretimi ve topluma ulaştırılmasında yaşanan sorunlar, gıda enflasyonunun bir türlü ülkenin gündeminden çıkmasını engellemektedir.

İkinci olarak enflasyonun bilinmezliği sorununun diğer bir kaynağı, Türkiye’deki kayıt dışı ekonominin boyutlarının ve kapsamının tam olarak tahmin edilemediğinden kaynaklanmaktadır. Enflasyon hedeflemesi politikalarında kayıt dışı ekonomiyi hesaplamalara gerçek değere yakın dahil etmek mümkün olmadığında enflasyon tahmininin gerçekleşmesini beklemek zor olacaktır.  Çünkü Türkiye’deki kayıt dışı ekonomi hem ülke içerisindeki akademisyenlerin hem de değişik kurumların yaptığı tahminlerde minimum %20 civarında olduğu dikkate alınırsa, aşağı yukarı 250 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğün tahmin edilememesinin fiyatları talep yönlü olarak çok ciddi seviyede etkilediğini düşünmemiz gerekir.

Üçüncü olarak da enflasyon bilinmezliği sorununa sebep olan faktör, kamunun ekonomi politikası ayakları arasındaki harmonizasyon sorunudur.  Bu sorun özellikle maliye, sanayi, dış ticaret, turizm ve para politikasının koordinasyonunum enflasyon hedeflemesinde ortak amaca yönelik tam olarak gerçekleşmediğini göstermektedir. Merkez bankasının uyguladığı sıkı para politikası ve yüksek reel faiz politikasına rağmen diğer politikalardaki esneklikler hedeflere ulaşmayı engelleyici rol oynayabilmektedir.

Enflasyon bilinmezliği sorunu nasıl çözülebileceği konusunda iki farklı seviyede politika gereklidir. Birincisi stratejik ikincisi taktik seviyede.  Stratejik olarak Türkiye’nin yapısal problemlerine yönelik ki, bu problemler arasında en önemlisi tarım ve sanayideki verimlilik ve üretim sorunlarının nasıl çözüleceği konusu gelir. Bu konuda Türkiye’nin kapsamlı analiz bir çalışması gereklidir. Özellikle sanayide toplam faktör verimliliği sorununun çözümlenmesi, tarımda ise arz güvenliği sorunun çözümlenmesi stratejik konulardır. İkincisi de Türkiye'nin kayıt dışı ekonomiyi ölçmek için farklı yöntemlere ihtiyacı vardır.  Özellikle merkez bankası ve TÜİK iş birliği yaparak Türkiye’deki doğrudan tüketici pazarları, iş yerleri, elektronik ticaret ortamı, altın ticareti ve gayrimenkul sektöründeki ticari işlemlerin doğrudan anketler veya dijital iz takipleri ile tespit edilmesi sağlanabilir. Bu işlemin operasyonel olarak yönetilmesi mümkündür. Yani Türkiye'de hem yapısal sorun vardır hem de enflasyon tahmininde kullanılan veri setiyle ilgili daha kapsamlı analizleriyle ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır. Enflasyon bilinmezliği sorunu kurumsal seviyede çözümlenirse ve Türkiye enflasyonla mücadelede başarı kazanabilecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu