Türkiye’nin son elli yıldaki en büyük terör sorunu, kanlı terör örgütü PKK’nın varlığıdır. Etnik temelli ayrılıkçı ve sosyalizm fikri üzerine kurulan PKK terör örgütünün ilk ortaya çıkışı 1984 yılında Eruh ’da kahraman askerimiz Erzincanlı Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın’ı şehit edilip, dokuz askerimizin ve üç sivilimizin yaralanması başlayan elim vaka iledir. PKK terör örgütü kuruluşundan itibaren, güneydoğu ve Türkiye’nin her yerinde kundaktaki bebekten yaş almış sivil insanlarımızı katletti ve binlerce askerlerimizi şehit etti. PKK’ya karşı 1990’lı yılların başında zorluk çeken Türkiye silahlı kuvvetleri kısa sürede kendisini yeniden inşa ederek teröre karşı büyük başarılar elde etti. Silahlı kuvvetlerimiz 1999 yılının başında Türkiye’deki bütün terör kaynakları kuruttu. Terör örgütü başındaki terörist Abdullah Öcalan’ını yakalayarak yargılamış ve ömür boyu hapis cezasına çarptırmıştır. 2011 yılında Türkiye’de başlatılan ‘çözüm süreci’ olarak adlandırılan gelişmeler ile PKK terör örgütünün silah bırakması ve sivil hayata dönmesi amaçlanan farklı sonuçlandı. PKK/KCK terör örgütü, şehir merkezlerini işgal girişimi başlattığı bu dönemde askerimizin büyük kahramanlığı ile teröre karşı yeni başarı kazanılarak olaylar sona erdirildi. Bu olaylar sırasında Türkiye’de PKK/KCK terör örgütüne destek veren siyasi yapılar açıktan kışkırtıcılık yaparak krizin büyümesine ve askerlerimizin şehit olmasına daha fazla neden oldu. Özellikle şehirlere yerleşmeye çalışan terör örgütüne bölge halkının teröre destek vermediği de ortaya çıkmıştır. 2015 yılından bu yana kan kaybeden terör örgütü tarihteki en zayıf dönemindeyken başlayan, Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan ‘terörsüz Türkiye’ inisiyatifi ile silah bırakarak tasfiye sürecine girmiştir. Terör örgütü, Türkiye’de askerimizden, memurlarımızdan, sivil halkımızdan büyük kayıplarımızın yanı sıra, iç barışın ve sosyal ve ekonomik hayatın bozulmasına da neden oldu. Özellikle terör, güneydoğu Anadolu bölgesinin büyük kamu yatırımları ve harcamalarına rağmen, ekonomik gelişmesini de olumsuz etkiledi. Artık terör örgütünün Türk milletinin istediği şartlarda silah bırakması ve tasfiye sürecine girmesi, muhtemel risklere dikkat edilmesi şartıyla olumlu yorumlamak gerekir.
Ekonomist olarak en çok merak ettiğimiz husus da terörün ülkemize
ekonomik maliyeti ne olmuştur? Sorusunun
cevabıdır.
Terörün ekonomik maliyetleri hesaplanırken iki konuya
bakılır. Birincisi, insan, maddi hasar, askeri harcama gibi doğrudan unsurların
maliyeti incelenir. İkincisi de, terör nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların
hesaplanması sonucundaki maliyet hesaba katılır. 2023 yılı mayıs ayında SETA vakfı
tarafından yayınlanan ‘Türkiye’nin Terörizmle Mücadelesi’ başlıklı kitap
kapsamındaki yapmış olduğum hesaplamaları gözden geçirdiğimde ile Türkiye’de
1984 ile 2020 yılları arasında 1,6 trilyon dolar seviyesinde tahmin edilebilir.
Bu maliyetin yükselmesinde Türkiye’deki sermaye maliyetinin yüksek olmasının
büyük etkisi bulunmaktadır. Bu maliyetlerin yaklaşık 720 milyar doları doğrudan
ekonomik kayıplardır. Kalanı ise dolaylı olarak üretimden vazgeçilmesi ve ekonomik
kaynakların terörle mücadeleye ayrılması gibi sorunlar nedeniyle oluşmuştur. Ekonomik
kayıplarımızın hesaplanmasında kaliteli insan kayıplarımızın yol açtığı
etkiler, bölgenin uzun süren geri kalmışlığının yol açtığı sosyo-ekonomik
sorunlar ve Türkiye’de ekonomik olaylar üzerindeki terörle mücadele psikolojisinin
meydana getirdiği kayıplar hesaplanamamaktadır. Yani aslında bu maddi
kayıpların birkaç kat üzerinde ekonomik maliyetler söz konusudur. Muhtemelen terörle
mücadeleye ayrılan maddi kaynaklar ve milli gelir kayıpları Türk ekonomisinin
dünyanın en büyük on ekonomisinden birisi olmasına engel olmuştur. Ayrıca
teknolojik atılımların ve insanı gelişmeleri de terör faaliyetleri olumsuz etkilemiştir.
1980 ile 2020 yılları arasındaki
terörle mücadelede ekonomik kayıplar
|
Maliyet Unsurları |
Ekonomik
Kayıplar (Milyon
Dolar) |
|
Doğrudan Maddi hasarlar |
27.783,00 |
|
Güvenlik harcamalarındaki doğal olmayan artış |
121.764,20 |
|
Milli Gelir Kayıpları |
558888,10 |
|
Dolaylı Maliyetler (fırsat maliyeti) (%17
Sermaye Maliyeti ile) |
867.880,60 |
|
Toplam Ekonomik Kayıplar |
1.576.315,90 |
Türkiye’de kanlı terör örgütü PKK/KCK/SDG terör örgütünün tasfiye
sürecine girmesi, iktisadi gelişme açısından önemli bir problemin çözümü
anlamına gelmektedir. Ayrıca Türkiye’de yaşayan bütün insanımızın iç çelişkileri
ve insanı gelişmişlik sorunlarını aşmasını sağlayacak yeni bir sosyo-ekonomik ortam
gelişebilecektir. Türkiye terörle mücadele birkaç kez askeri gücü ve silahlı kuvvetlerinin
olağanüstü fedakarlıkları ile kazanabilmiştir. Artık Türkiye’de devletin siyasal
ve ekonomik yapısının terörizmle mücadele için askeri yeteneklerin de dışında farklı
becerilere sahip olması gerekmektedir. Türkiye’nin önemli terör uzmanlarından Hasan
Kalyoncu Üniversitesi akademisyenlerinden Doç.Dr.Murat Aslan’ın belirtiği gibi ‘Türkiye’de
terörle mücadele safhası bitebilir; fakat Türkiye’nin terörizmle olan
mücadelesi devam etmelidir.’ Çünkü burası bütün kıtaların
kesişim noktası ve dünyada yoğun bölgesel çatışmaların yaşandığı bir coğrafyadır.
Devleti yönetenlerin ve milletimizin her daim uyanık olması tarihi bir sorumluluktur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder