4 Nisan 2025 Cuma

Küresel Liberal Ticari Sistemde Çöküş

 

ABD başkanı Trump’ın itirafı ‘Amerika’yı yeniden birinci yapacağız!’ sloganı, aslında büyük bir yenilgi sözüdür. ABD’nin 2 Nisan’da ilan ettiği yeni bağımsızlık günü vergi ve tarifeler, dünyada ABD’nin öncülük ettiği ‘küresel liberal ticaret sistemi’ nin çöküşünü deklare ediyordu. Artık küresel ticaret sisteminden ABD köşesine çekileceğini de itiraf etmiş oldu. 1990’yılında GATT (Gümrük tarifeleri Üzerine Anlaşmalar) süreci yani Gümrük vergilerinin azaltılması işlemleri başladığında ABD’nin dünya ihracatındaki payı %12 seviyesindeydi. Çin ise ihracat pazarının sadece %1’ne satış yapabiliyordu. Çin 2023 yılında dünya ihracat pazarındaki payını %14’e yükseltti. ABD’nin dünya ihracatındaki payı  %8’e geriledi. 



  


1960’larda ise dünyada Çin’e dair herhangi bir işaret yoktu. ABD ve Avrupa ülkeleri dünya ticaretinin yarısından fazlasını gerçekleştirmekteydi. Hatta batılı iktisatçılardan Gunnar Mrydal 1968 yılında Asya’nın Dramı kitabını yayınladığında Asya’nın fakirlikten kurtulamayacağını düşünüyordu. Fakat tarih her zaman bu tip iddialı tezleri çökerttiği gibi bu teoriyi de çökertti. Bizzat batılı şirketlerin Çin’e yaptığı doğrudan yatırımlar ile dünyanın en büyük sanayi tesisleri Çin’e kaydı. Gümrük vergileri önce GATT anlaşması, sonrasında ise Dünya Ticaret Örgütü’ne dönüşen bu yapı liberal küresel ticaretin yapılanmasını da sağladı. Bu yapı Çin’in ihracat yönelimli iktisat politikasının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesini de sağladı. Çin 2013 yılından sonra kendi hakimiyetini perçinleyecek küresel ticaret vizyonu olan, Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni ilan ederek dünya ekonomisinde batılı ülkelerin pozisyonunu tamamen ele geçirerek uygulamalara yöneldi. ABD’nin ise mali piyasalarda üstünlüğü devam ettiği için ve Çin, Vietnam, Tayland gibi Asya ülkelerinin ucuz teknolojik ve ticari ürünlerle dünyada enflasyonun da düşmesini sağladığı için her şey yolunda görünüyordu. Çin 2016 yılından sonra farklı bir yola daha yönelerek savunma harcamalarını tetikleyerek askeri sanayi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldi. Bu değişim, ABD için daha farklı bir meydan okuma demekti. 




Trump, Çin’in planlama ve uzun dönemli vizyona dayanan stratejisine karşı primitif bir tepki vererek gümrük vergilerini ve ticaret engellerini devreye soktu. Trump’ın ilk dalgası savuşturulurken, Biden döneminde Çin’e karşı Hindistan’ı geliştirme ve alternatif ticaret yolu olarak da ‘Hindistan-Ortadoğu ve Avrupa ekonomik koridoru’ projesi gibi ayakları yere basmayan bir alternatifle ortaya çıktı. ABD seçimlerini yeniden kazanan Trump tarafından pasifist olarak tanımlanan Biden politikası yerine yeni ve daha ilkel ticaret savaşını 2 Nisan tarihinde bütün dünyaya uygulanan gümrük tarifeleri ile ortaya çıktı. Dünya ekonomisinin içe çekilmesi ve ticaretin maliyetini artıracak bu uygulama ABD’nin mali piyasalardaki üstünlüğünü de zorlayacak unsurlar taşımaktadır. Bu uygulama özellikle ABD’de enflasyonun yükselişine neden olabilecek ve mali göstergelerinin pozisyon değişikliğini gerektirecektir. Çünkü FED’in istikrarlı olarak uyguladığı enflasyonla mücadele politikasını değiştirecektir. Yine faiz oranlarını ve dolar kurunu da etkileyeceği için borsalarda belirsizlik ve mali piyasalarda çöküşler başladı. Aslında 2 Nisan ABD kaynaklı yeni bir ekonomik krizin de başladığı tarih olarak yazılması muhtemeldir. 

 


Trump’ın süper fikirleri yerine ABD daha akıllı bir strateji ile hem Çin’e daha fazla zarar verip, dünya ekonomisine daha az zarar vererek çıkarlarına daha uygun bir politika getirebilirdi. Artık dünya ekonomisinde mali piyasalarda sürekli şüphe ve tedirginlik üzerinden işlem yapılacaktır. ABD kendisine yapabileceği en büyük kötülüğü de yani finansal piyasalardaki ABD üstünlüğüne dayanan mali yapının da köküne incir ağacı dikecek yolu açmış oldu. 

4 Nisan ABD borsalarında çalkalanma 

 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu