Türkiye’de
çalışmış siyaset bilimcisi Bernand Lewis, Demokrasinin Türkiye Serüveni
başlıklı kitabında Türk demokrasisi için; “bütün güçlüklere rağmen Türk demokrasisinin
başarıları, benzer arka plandan gelen, benzer geleneklere ve deneyime sahip
diğer ülkelerle karşılaştırıldığında şaşırtıcı olmuştur. Bunlar, siyasi ve
ekonomik değişimi önceleyen, eşlik eden ve izleyen, toplumsal, kültürel ve entelektüel
hayatta derin ve kapsamlı değişimlerle mümkün olmuştur. Yüzyıldan fazla bir
süre modern Türkiye’nin dönüşümünü izlemiş olan birisine, bu değişim sürecinin,
geciktirilebilir veya duraksatılabilirse de artık geri döndürülemeyeceği kesin
görünür.” Kısaca Türkiye’de demokrasi yerleşmiş ve geri dönülemez biçimde
topluma şekil vermektedir. 2024 yerel seçimleri sonuçları da bu yorumu pekiştirmektedir.
Türkiye’de yerel seçimlerde anket firmaları da dahil kimsenin tahmin edemediği şekilde
sonuçlandı.
Malum seçim haritaları incelendiğinde değişimin boyutları rahatlıkla anlaşılmaktadır. 2019 yerel seçim sonuçlarına göre muhalefet partileri %18 farkla önde tamamladı. Türkiye’de bu benzerde değişimi 1989 ve 1994 seçimlerinde yaşanmıştı. Yaklaşık 10 ay önce yapılan seçimlere göre çok farklı çıkan seçim sonuçlarının nedenlerinin analizi daha fazla yapılacaktır. Ekonomik politik açısından seçimin sonuçları aşağıdaki gibi değerlendirilebilir:
1)
Türkiye ekonomisi 2018 yılından bu yana yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomi politikalarının istenen amaçlara ulaşmadaki
başarısızlıklar nedeniyle, gelir dengesizliğinin artmasına neden oldu.. Keza TÜİK
verilerine göre GİNİ katsayısı kötüleşti. Orta ve alt gelir grupları refah
seviyesi düşerken, en üst gelir grubunun refahı yükseldi. Sonuçta gelir dengesizliği arttı.
2)
İkinci önemli sorun, ekonomik yapıda emeklilerin
sayısının artması ve sosyal yardımların sürekli genişletilmesi maliye politikasının
etkinliğini azalttı. Önceki seçimlerde esnek maliye politikalarının maliyeti
arttığı için yerel seçimlere sıkı maliye politikası ile girildi. Dolayısıyla yaşam
maliyetlerinin yükselmesi, düşük gelir gruplarının iktidara olan tepkisini artrımıştır.
3)
Yönetimde rutinleşme ve aynılaşma sorunu da
yerel seçimlerin sonuçlarını etkilemektedir. Özellikle yerel halk kendi
sorunlarını doğrudan kendi temsilcilerine iletebildiği ve yerinden çözümlerin
sağlanabildiği ortamlarda kendisini siyasette temsil edildiğini hissetmektedir.
Ekonomik sorunlarının arttığı dönemde, sorunlarının iletilemediği endişesi siyasi
tepkileri de beraberinde getirmektedir.
Sonuç olarak, 2023 yılındaki
genel seçimleri ulusal güvenlik ve genişletilmiş mali politikalarla desteklenen
eğilimlerin belirlediğini; 2024 yerel seçimlerini ise, milletin ekonomik
sorunlarının derinleşmesi ile artan tepkinin değişim talebini de körüklediği
şeklinde yorumlamak mümkündür.
Seçimlerde başarı kazanan
adayların memleketimiz için hayırlı işler yapmalarını ve seçimsiz geçecek
yıllarda ekonomik ve diğer sorunların çözümleneceği bir dönem olmasını temenni
ederim. Türk demokrasisi Bernard Lewis'in tespti ettiği gibi, sürekli olarak gelişmekte ve milletimize ümit vermeye
devam etmektedir.
2024 yerel seçimler milletimize
hayırlı olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder