Ekonomi politik, iktisadi olayların siyasi ve sosyolojik temellerinin de olacağını varsayan bir yaklaşımla konuları ele alır. Hamas'ın 7 Ekim 2023 tarihinde sabah saatlerinde rivayetlere göre iki yıla yakın planyarak paramotorlarla saldırdı. İnsanda şüphe uyandıran bir olaylar dizisi cerayan ediyor. Dünyanın en meşhur espiypnoj örgütü ve ortadoğu hatta Avrasya'daki tüm gizli olayların baş zanlısı olan MOSSAD'ın ve işbirlikçisi CIA'nın haberi olmadan Hamas, İsrail'e saldırdı(!). 16 Ekim tarihli bilgiye göre, içerisinde sivilerin de olduğu 1300 İsraillinin öldüğü ve 3416 yaralı vardır. Aynı tarihte Filistin sağlık bakanlığının verilerine göre, 724'ü çoçuk olmak üzere 2215 kişi ölmüş ve 8714 kişi yaralanmış durumda. Bu verilere rağmen bazı İsrailli ve ABD'li yöneticilere göre Gazze'deki tüm insanlardan intikam alınmadıkça İsrail için sorun çözülmüş olmayacaktır. Olayların buraya kadar gelmesinde İran'ın sorumlu olduğu veya komplo yaklaşımlara göre de ABD veya İsrail'in müdahale edebilmek için Hamas'ı kullandığı iddia edilmektedir. Bu iddiaların doğruluğu bir tarafa, 1947 yılından bu yana devam eden İsrail'in genişleme haritası olayların ekonomi politiğini ortaya koymaktadır.

Kaynak. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/filistinliler-topraklarinin-yuzde-15ini-kullanabiliyor/782963
İsrail'in toprak büyüklüğü ve ekonomisinin büyümesi paraleldir. 1967 yılında İsrail'İn milli geliri 4,03 milyar dolar seviyesindeyken, 2021 yılının sonunda 490 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bölgedeki askeri harcamaların 1949 ile 2022 yılları arasındaki toplamları karşılaştırıldığında Suudi Arabistan 4,01 trilyon dolar, İsrail 1,75 trilyon dolar harcama yapmışıtır. bölgedeki diğer ülkelerin toplamları 1 trilyon dolar sınırını henüz geçmemiştir. İsrail ortalama olarak yılda milli gelirinin %5'ini askeri harcamalara ayırmaktadır Ayrıca 1947 yılından bu yana ABD'den 263 milyar dolar Askeri yardım almıştır. Bu rakamlar göstermektedir ki, İsrail'in varlığı askeri harcamaların sayesindedir. Bölgedeki askeri harcamaların artışını da İsrail güvenlik politikalarının belirlediği söylenebilir.

Konuyla ilgili olarak iki farklı seneryo üzerinden analiz yapmak mümkündür. Birincisi İsrail askeri gücü ile bölgede yenilmesi imkansız bir ülkedir. ABD dünyanın en büyük askeri üreticisi ve ithalatçısı olarak İsrail'i desteklemektedir. Bu durumda Gazze'nin topraklarını da İsrail'İn kısa sürede ele geçirmesi mümkün olacaktır. Fakat ikinci seneryo da var. Buna göre, Hamas'ı İran veya başka bir küresel askeri gücün harekete geçirmesi ihtimali bu durumda alternatif askeri üretim güçleri arasında mücadele olacaktır. Bunu anlamanın en iyi yöntemi silah satıcılarının 1950'lerden bu yana değişimini inceleyerek yapabiliriz.
SIPRI verilerine göre dünyada 100 büyük silah satıcısı incelendiğinde 2002 yılında batılı devletler(avusturalya ve kanada dahil) dışında sadece 11 devlet silah satmaktadır. ilk yirmi şirket arasında sadece batılı şirketler vardır. Bu durumda İsrail karşısında herhangi bir askeri gücün oluşması teorik veya pratik olarak mümkün değildir.

2021 yılında ise 27 batılı olmayan ülkeye ait Rusya ve Çin ağırlıklı firma dünyada askeri ithalat yapan ülkeler arasındadır. Bu değişim, artık dünyaadaki askeri teknolojilerin sadece batılı ülkeler tarafından üretilip satılmadığını göstermektedir. Bu durumda Gazze'de Hamas'ın teknolojik destek ve askeri yardım almasının mümkün olabileceğini göstermektedir. Bölgedeki Suudi Arabistan dünyadaki ilk yirmi ekonomi içerisinde ve dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından birisi olarak Çin ile artan ekonomik ilişikileri ve Rusya ile olan yakın politikaları, ABD, İngiltere destekli sömürge imparatorlukları çağını hatırlatabilecek bir işgal politikasını reddebileceği bir ortamı da çıkarabilir. Yine İran ile olan bölgedeki yakınlık ve İran'ın Rusya ve Çin ile olan bağlantıları İsrail'in askeri harekatlarının uzaması durumunda siyasi sonuçları da değiştirebilir. Ayrıca Çin'in Afrika'ya olan Kuşak Yol Projesi'nin ABD'nin askeri olarak yerleşeceği Suriye ve çevresindeki askeri yayılımından rahatsız olması mümkündür. Özellikle Çin'den dolaylı yöntemlerle Hamas'a ulaşacak askeri yardımlar farklı bir savaş ortamı oluşturabilir. Ayrıca Hizbullah ve diğer İslami cihat örgütlerinin savaşa müdahelesi ile farklı bir savaş ortamı doğacaktır. Ayrıca İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin başkentlerinde başlayacak çatışma olaylarının başlaması da muhtemeldir.
ABD'nin Ukrayna savaşı ile Rusya'ya yaptığı saplanıp kalma politikasını; Çin'de ABD'ye Ortadoğu'da uygulaması mümkün olabilir. Savaş hazırlıkları yeni ekonomik ambargolar ve yeni ekonomik işbirlikler doğurabileceği için farklı sonuçlar da doğurabilir. Doğalgaz ve enerji denklemleri ise ayrıca değerlendirilmesi gereken konulardır.
ABD'nin ve İsrail'in bölgede yapmak istediklerine karşı, bölgedeki tüm güçler ve Çin/Rusya/İran ittifakı arasındaki ekonomik savaş dünyada yeni işbirliklerini doğrucaktır. Bu itifakın içine Brezilya gibi ülkelerin katılması durumunda ve Latin Amerika'daki terör örgütlerinin harekete geçirilmesini tetiklerse farklı bir dünya daha ortaya çıkacaktır.
Türkiye'nin sağduyu ve barış çağrıları, dünyadaki çılgınlıklar karşısında en adaletli çağrıdır.
Gazze'de veya dünyanın herhangi bir noktasında insanlık dramlarının yaşanmaması için her zaman savaşa hayır! Hastanelere ve sivil insanlara olan saldırıların durması en önemli olay olacaktır. Filistin'İn devlet olma haklarının da yerine getirilmesi gerekir. Böylece İsrail ancak kendisini barış ortamında koruyabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder