TÜRKİYE’NİN 100. YILINA DOĞRU KALKINMA HEDEFLERİ
2023 yılında ekonominin nasıl
olabileceğine dair elimizde en somut kanıt açıklandı. Onbirinci Kalkınma planı
Türk ekonomisinin 2019-2023 dönemi için iktisadi hedeflerini gösteren bir belge
olarak karşımızda. Onbirinci kalkınma planı ilginç özelliği ise, hazırlıkları
başbakan tarafından yapılan, planın uygulanması ise Cumhurbaşkanlığı rejiminde
tamamlanması. 19.07.2019 tarihinde mecliste görüşülerek kabul edildi. Artık
Cumhurbaşkanlığın onayı ile birlikte yürürlüğe girecektir.
Planın ilk önemli özelliği Cumhuriyetimizin
100. Yılındaki hedeflerimizi gösteren en önemli belgesi. İkinci
özelliği ise, Cumhurbaşkanlığı
sisteminin ilk kalkınma planıdır. Kalkınma planları, devletçi ekonomi
modellerinde etkin iktisat politikası aracıdır. Türkiye’nin Atatürk döneminde hemen
devletçilik ilkesinin kabulünden sonra uyguladığı ilk sanayi planı, hedeflere
ulaşma açısından en başarılı belgedir. 1960’dan sonra kalkınma planı
uygulamasının başlaması ile birlikte daha çok temenni belgeleri olarak kaldığı
söylense pek de yanlış olmaz.
Planın Vaatleri
Yüzüncü yılında Türkiye
Cumhuriyeti için plan, sanayi temelli ihracata dayanan bir büyüme modelini
önermektedir. Yani 1980’den sonra belirlenen temel iktisat politikasının
sürdürülmesi esas alınmış. Plan Türkiye için yüksek gelir grubu ülkeler ile en
yüksek insani gelişmişlik seviyesindeki ülkeler arasına girmesi amaçladığını
söylemektedir. Bu amaçla 2023 yılında GSYH’nın 1.080 milyar dolara, kişi başına
gelirin 12.484 dolara yükseltilmesi; ihracatın 226,6 milyar dolara çıkarılması;
işsizlik oranının yüzde 9,9’a düşürülmesi; enflasyon oranlarının kalıcı bir
biçimde düşük ve tek haneli rakamlara indirilmesi hedeflendiği olanda yer
almaktadır.
Hedeflerdeki Muhtemel Sapmalar
Onuncu kalkınma planında 2018
yılının kişi başına gelir 15.996 ABD Dolar olarak hedeflenmiş, fakat
gerçekleşmemiştir. 2019 yılı sonunda 9.000 ABD Dolarının altında olacağı tahmin
edilmektedir. Bu durumda Türkiye’nin büyüme rakamlarını aşağı yönlü revize
ettiğini söylemek mümkündür. Ayrıca, Türkiye’nin sermaye stoku ve sabit
yatırımları yatırımlarının özel sektör ağırlıklı olarak kamunun 5 ile 6 kat
fazlasını yapmayı planlamıştır. Bu hedefin gerçekleşmesinde Türkiye’nin son
yıllardaki performansına bakıldığında yatırımlar özel sektör tarafından yapılsa
bile, kamu sponsorluğunun artarak devam ettiği bu ortamda özel sektörün
yatırımları da yeterince gerçekleşemeyebilir. Ayrıca büyüme hedefinin
gerçekleşmediği durumlarda, özel sektör tüketim harcamalarında da düşüş
yaşanabilir. Planda Türkiye’nin kamu politikaları ile artan sosyal
harcamalarının sürdürülebilirliği de tartışılması gereken hususlardandır.
Ayrıca tarım sektöründeki ve ithalata bağımlı sektörlerde meydana gelebilecek
fiyat dalgalanmaları da bir risk faktörü olarak önemlidir.
Küresel Ümitler
Kalkınma planındaki küresel
ticaretteki büyük ümitler ise, Çin tarafından ortaya konulan ‘Kuşak ve Yol
Girişimi’ ile ilişkilendirilmiştir. Planda yedi farklı şekilde geçen
kavram Türkiye için küresel ticarette ilk kez bir alternatif olarak kamu
belgesinde yer alması yönünden önemlidir. Artık Türkiye’de bu alternatifin
ciddi bir güçlü/zayıf/fırsat/tehdit analizinin yapılması gerekmektedir.
Temenniler
Cumhurbaşkanlığı hükümet
sistemin ilk ekonomi belgesi Kalkınma Planı, Türkiye’nin geleceğini demokrasi,
hukuk devleti ve küresel ekonomik dengede daha ileri pozisyon edilmesi gereğini
ortaya koymaktadır. Plandaki ekonomik hedeflerin
tutturulması ve ekonomide katma değer üreten bir gelişmenin gerçekleşmesi bütün
Türkiye’nin dileğidir.
Prof.Dr. Mustafa YILDIRAN tarafından 2018 yılında haberyirmi internet sayfası için yazıldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder