30 Nisan 2025 Çarşamba

Ekonomi Yeniden Eskiye Dönüyor: Trump -2 versiyon

 

22 Nisan 2025 tarihinde Uluslararası Para Fonunu blog sayfasında seksen yıllık dünya ekonomik sisteminin çöktüğü ve yeni bir döneme geçiş yapıldığı ilan edildi. Dünya ekonomisinde Trump’ın ikinci döneminin başlamasıyla, 2 Nisan 2025 tarihinde yeni dönem ilk kez telaffuz edilmişti. Şimdi ise dünyada ekonomi basınında ve tüm kurumsal yapılarda ‘değişim’, ‘dönüşüm’ veya ekonomik çöküş haberleri arttı. Peki ne çöktü? Ne değişecek?

Dünyada seksek yıldır hâkim olan ekonomik düzen son erecektir. Sona erecek sistem, dünya ekonomisindeki ekonomik düzen ikinci dünya savaşı biterken, ABD öncülüğünde kurulan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (WB) iki kurum yeni öncülüğünde 1944 yılında başlamıştı. Buradaki dünya ekonomik sistemini ABD hakimiyetine altına alan düzenleme, Altın-ABD doları sistemiydi. ABD bir ons altın için 35 ABD doları ödeyerek dünyada ABD doları getiren her devlete altın karşılığı taahhüt edildi. Böylece uluslararası ticaret ve yatırımların dolar üzerinden yapılmasının da yolu açılmış oldu. Bu sistem, petrol zengini devletlerin bağımsızlığını kazanıp petrolü kontrol gücüne sahip olmasıyla zorlandı. ABD 1976 yılında artık altın karşılığında 35 dolar ödeyemeyeceklerini ilan ettiğinde, zaten bir ons altının fiyatı 45 doların da üzerine çıkmıştı. Dolar-altın sisteminin çökmesine rağmen, artık dolar dünyada küresel işlem gören uluslararası bankacılık sisteminin tek hâkim para birimi haline dönüşmüştür.

1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılması ve 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra dünyada hâkim ekonomik sistem kapitalizm, hâkim ülke ABD ve hâkim para birimi dolar oldu. Yirmi birinci yüzyılın ilk on yılında ABD gücünü korumakla birlikte dünyada Çin hızlı yükseliş trendine girdi. Dünyadaki büyük ekonomilerin tamamının ittifakla kararlaştırdıkları gibi gümrük vergileri düşülmüş, tarifeler kaldırılmış ve dünya ekonomisinde serbest ticaret tamamen kabul edilen bir gerçektir. 2013 yılında Çin ilk kez dünyaya küresel bir ticaret ve yatırım projesi olarak Çin’in yeni İpekyolu projesi olan Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni ilan etti. Bu değişimle birlikte ABD ekonomisi para birimindeki gücünü korumakla birlikte, küresel ticaretteki hakimiyeti Çin’e devretti. Bu gelişme ABD iç politikasında ABD’yi korumayı ve güçlendirmeyi vaat eden Trump’ın iki defa başkan seçilmesinin de önünü açmıştır. Trump’ın ikinci gelişi ile yeni bir ekonomik düzen de başlamış oldu. IMF blogdan alınan grafikte gösterildiği gibi yüzyılda inşa edilen bir dünyayı kısa dönemde alt üst eden bir sonuç ortaya çıktı. 



Yeni ekonomik düzenin özellikleri ise eskisinden farklı olduğu gibi çok can sıkıcı özellikleri var. Birincisi ülkelerdeki serbest ticaret fikrinin yerini ‘korumacı ticari sistem’ alacaktır. İkinci ise, devletler belirli hâkim güçler etrafında kümelenen ekonomik bloklar üzerinden politika üretecekler. ABD, İngiltere, Avustralya, Meksika, Japonya, Hindistan, Güney Kore ve Arjantin gibi ülkelerde oluşan yüksek ticari engellerle korunan bir blok haline dönüşüyor. Çin ise daha geniş bir ağ ekonomisi avantajına sahip gibi, özellikle Afrika’dan başlayarak Doğu Asya’nın tamamına hitap edecek genişlikte kıtalar arası ticari gücünü koruyabilecek güçte görünüyor. AB ise daha küçük nüfus ve Atlantik bağlantısının daha zayıf olduğu ve küresel ekonomideki ağırlığının daha da azalacağı bir döneme doğru gidiyor gibi görünüyor. Yeni dönemde önemli bir fark da ülkelerin savaş ekonomisine yönelmeleri görünüyor. Bunun için devletler savunma harcamalarını bütçe açığını düşünmeden artırma istekleri.

Aslında yeni ekonomik düzen birinci dünya savaşından öncesinde olduğu gibi piyasa ve hammadde savaşına giren devletlerin uyguladıkları politikalara dönüşü gösteriyor. Yeni dönem eski ilkel ve devletlerin insanı önemsemediği bir ekonomik politikaya yöneldiklerini gösteren ipuçları gösteriyor. Yeni dönemde devletlerin kiminle ittifak ettikleri ve ekonomik tercihleri yeni dönemin nasıl olacağını da gösterecektir.

11 Nisan 2025 Cuma

Döviz rezervlerinin gelişimi

 Ülkeler ödemeler dengesindeki muhtemel mali sorunların çözümünde kullanmak için döviz rezervleri tutarlar. Özellikle döviz krizi veya bancılık likidite krizlerinde acil müdehalelerde bu rezervler emniyet sübabı olarak kullanılır. Böylecek sistemik mali krizlerin oluşması önlenmiş olur. Türkiye'deki döviz rezervleri merkez bankası verilerine göre 04 nisan 2025 tarihinde yaklaşık 78 milyar dolar seviyesindedir. 2025 yılınınbaşında 92 milyar dolar seviyesindeki döviz rezervlerinde yıl başına göre yaklaşık 15 milyar dolar azalış sözkonudur. 2025 yılının mart ayının başına göre de 20 milyar dolar azalış olmuştur. 



4 Nisan 2025 Cuma

Küresel Liberal Ticari Sistemde Çöküş

 

ABD başkanı Trump’ın itirafı ‘Amerika’yı yeniden birinci yapacağız!’ sloganı, aslında büyük bir yenilgi sözüdür. ABD’nin 2 Nisan’da ilan ettiği yeni bağımsızlık günü vergi ve tarifeler, dünyada ABD’nin öncülük ettiği ‘küresel liberal ticaret sistemi’ nin çöküşünü deklare ediyordu. Artık küresel ticaret sisteminden ABD köşesine çekileceğini de itiraf etmiş oldu. 1990’yılında GATT (Gümrük tarifeleri Üzerine Anlaşmalar) süreci yani Gümrük vergilerinin azaltılması işlemleri başladığında ABD’nin dünya ihracatındaki payı %12 seviyesindeydi. Çin ise ihracat pazarının sadece %1’ne satış yapabiliyordu. Çin 2023 yılında dünya ihracat pazarındaki payını %14’e yükseltti. ABD’nin dünya ihracatındaki payı  %8’e geriledi. 



  


1960’larda ise dünyada Çin’e dair herhangi bir işaret yoktu. ABD ve Avrupa ülkeleri dünya ticaretinin yarısından fazlasını gerçekleştirmekteydi. Hatta batılı iktisatçılardan Gunnar Mrydal 1968 yılında Asya’nın Dramı kitabını yayınladığında Asya’nın fakirlikten kurtulamayacağını düşünüyordu. Fakat tarih her zaman bu tip iddialı tezleri çökerttiği gibi bu teoriyi de çökertti. Bizzat batılı şirketlerin Çin’e yaptığı doğrudan yatırımlar ile dünyanın en büyük sanayi tesisleri Çin’e kaydı. Gümrük vergileri önce GATT anlaşması, sonrasında ise Dünya Ticaret Örgütü’ne dönüşen bu yapı liberal küresel ticaretin yapılanmasını da sağladı. Bu yapı Çin’in ihracat yönelimli iktisat politikasının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesini de sağladı. Çin 2013 yılından sonra kendi hakimiyetini perçinleyecek küresel ticaret vizyonu olan, Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni ilan ederek dünya ekonomisinde batılı ülkelerin pozisyonunu tamamen ele geçirerek uygulamalara yöneldi. ABD’nin ise mali piyasalarda üstünlüğü devam ettiği için ve Çin, Vietnam, Tayland gibi Asya ülkelerinin ucuz teknolojik ve ticari ürünlerle dünyada enflasyonun da düşmesini sağladığı için her şey yolunda görünüyordu. Çin 2016 yılından sonra farklı bir yola daha yönelerek savunma harcamalarını tetikleyerek askeri sanayi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldi. Bu değişim, ABD için daha farklı bir meydan okuma demekti. 




Trump, Çin’in planlama ve uzun dönemli vizyona dayanan stratejisine karşı primitif bir tepki vererek gümrük vergilerini ve ticaret engellerini devreye soktu. Trump’ın ilk dalgası savuşturulurken, Biden döneminde Çin’e karşı Hindistan’ı geliştirme ve alternatif ticaret yolu olarak da ‘Hindistan-Ortadoğu ve Avrupa ekonomik koridoru’ projesi gibi ayakları yere basmayan bir alternatifle ortaya çıktı. ABD seçimlerini yeniden kazanan Trump tarafından pasifist olarak tanımlanan Biden politikası yerine yeni ve daha ilkel ticaret savaşını 2 Nisan tarihinde bütün dünyaya uygulanan gümrük tarifeleri ile ortaya çıktı. Dünya ekonomisinin içe çekilmesi ve ticaretin maliyetini artıracak bu uygulama ABD’nin mali piyasalardaki üstünlüğünü de zorlayacak unsurlar taşımaktadır. Bu uygulama özellikle ABD’de enflasyonun yükselişine neden olabilecek ve mali göstergelerinin pozisyon değişikliğini gerektirecektir. Çünkü FED’in istikrarlı olarak uyguladığı enflasyonla mücadele politikasını değiştirecektir. Yine faiz oranlarını ve dolar kurunu da etkileyeceği için borsalarda belirsizlik ve mali piyasalarda çöküşler başladı. Aslında 2 Nisan ABD kaynaklı yeni bir ekonomik krizin de başladığı tarih olarak yazılması muhtemeldir. 

 


Trump’ın süper fikirleri yerine ABD daha akıllı bir strateji ile hem Çin’e daha fazla zarar verip, dünya ekonomisine daha az zarar vererek çıkarlarına daha uygun bir politika getirebilirdi. Artık dünya ekonomisinde mali piyasalarda sürekli şüphe ve tedirginlik üzerinden işlem yapılacaktır. ABD kendisine yapabileceği en büyük kötülüğü de yani finansal piyasalardaki ABD üstünlüğüne dayanan mali yapının da köküne incir ağacı dikecek yolu açmış oldu. 

4 Nisan ABD borsalarında çalkalanma 

 



Trump Stagflasyonu