23 Haziran 2024 Pazar

Vergi Reformu ve Gelir Artırma Çabaları üzerine değerlendirmeler

 Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı-2023 seçimlerinden sonra başlayan ekonomik politikasındaki değişim öncelikle faiz ve para politikası üzerinden yürütüldü. Şimdi ise tartışmalarda, kamu harcamaları ve vergi politikası unsurlarına bağlı olarak devam ediyor. Burada temel sorun, ekonomik programın eklektik bir şekilde ele alınmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü sistem yaklaşımı esasında hazırlanmış olsaydı, program da para, maliye ve borç politikası ile birlikte regülasyon takvimi de birlikte hazırlanmalıydı. Bütün tartışmaların ötesinde vergi reformu veya gelirler politikası düzenlemeleri üzerinden kritik yapacak olursak aşağıdaki değerlendirmeleri yapabiliriz:

1) Program taslak veya henüz tamamlanmamış durumdadır. Dolayısıyla tartışmalardaki hususların sürekli değişebileceği varsayımı üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır.

2) Kurumlar vergisinde tartışılan konular; a) Farklı vergi oranlarının uygulanması; b) asgari kurumlar vergisi ve c) İstisna ve muafiyetlerin kaldırılması. Kurumlar vergisi, yatırım iklimi açısından en çok temel alınan unsurdur. Uluslararası yatırım politikasını farklı oranlar üzerinden yürütülmesi olumsuz etki yapacaktır. Bunun yerine istisna ve muafiyetlerin kaldırılıp vergi oranın belirli bir seviyeye indirilmesi hem vergi gelirlerini artıracak hem de vergi adaletini sağlayabilecek yaklaşımdır. Asgari kurumlar vergisi G20 vergi politikası sürecinde uzun süredir tartışılan ve ülkelerde uygulanma eğilimi artan bir konu olduğu için Türkiye'de bu trende katılabilir. 

3) Gelir vergisi ile ilgili hususlar, a) Asgari gelir vergisi uygulamasının getirilmesi; b) Borsa kazançlarının veya işlemlerinin vergilendirilmesi; c) basit usulde vergilendirilmenin kaldırılması vb düzenlemeler.

Asgari gelir vergisi kısa dönemde vergi gelirlerini artırsa da zamanla minimum vergi beyanı üzerinden devam edecek bir potansiyeli taşımaktadır(Asgari ücret uygulamasında olduğu gibi). Yani uzun dönemde vergi gelirlerini olumsuz etkiyebilir. Dolayısıyla gelir vergisinin artan oranlı olarak devam etmesi vergi adaleti açısından daha yararlı olacaktır. 

Borsa kazançlarının veya işlemlerinin vergilendirilmesi yatırım politikasını olumsuz etkileyecek temel husustur Özellikle temettü üzerinden alınan vergilerin azaltılması hem şirketleşmeyi hem de vergi tabanının genişlemesini teşvik edecektir.

Basit usulde vergilendirilenlerin yerine beyan usulünün getirilmesi mümkündür. 

4) KDV ile ilgili hususlar; Devreden KDV'nin iadesi sorunları. Kamunun burada daha çok kayıt dışı ekonominin temel unsuru olan sahte belge(naylon fatura) ve istisnaları gözden geçirmesi daha faydalı olacaktır. 

5) ÖTV ve diğerleri; ÖTV engelli araçların mirasçılara intikalinin vergilendirilmesi hususu. Türkiye’de araçlardan alınan ÖTV ve üzerinden hesaplanan KDV’nin yüksekliği nedeniyle araç tüketimi kısıtlanmaktadır. Bunun yerine ÖTV oranlarının düşürülmesi, ikinci el araç alım satımının vergilendirilmesi daha önemlidir. 

6) diğer hususlar; gider beyanı konusu ise vergi tartışmalarında önemli yer tutacaktır. İşletmelerin ve kişilerin eğlence ve özel kullanımla ilgili giderlerinin tamamını gelirlerinden mahsup hakkının verilmesi ile kayıt dışı ekonominin de önlenmesine katkı sağlanacaktır. Gider beyanı önemli bir katkı sağlasa de Türkiye'de gayrimenkullerin değerlemesinin yapılması ve sahip olunan servet unsurlarının ekonomik değerlerinin güncellenmesi ile oluşacak değer artışları vergileme kapasitesine daha fazla katkı sağlayacaktır. 

Sonuç olarak, yeni vergi taslağı tartışmaları daha çok vergi gelirlerinin artırılması amacını taşıdığı görünmektedir. Bunun yerine enflasyona endeksli veya değişken faizli uzun dönemli borçlanma araçlarında nakit sağlanarak yatırım politikasının yönetilmesi ve vergileme de adaletin sağlandığı yeni bir yaklaşımın ortaya konulması daha önemli olacaktır. 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu