6 Haziran 2023 Salı

Seçim Sonrasında Ekonomi: Rasyonele Dönüş Zorunluluğu

 

https://yirmihaber.com/secim-sonrasinda-ekonomi-rasyonele-donus-zorunlulugu/

Seçim bitti, ekonomik gerçeklere dönme zamanı. Türk ekonomisi Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında çözülmesi gereken zorlu engeller ve zorluklarla karşı karşıyadır. Ekonominin potansiyeli yüksek olmakla birlikte sorunları derin ve kronikleşmiş özellikler taşımaktadır. Yüzüncü yılındaki sorunlarımız, engeller, fırsatlar ve çözüm yolları nelerdir? Sorusunun cevabı da kapsamlı olmak zorunda.

Türk ekonomisinin sorunları

Ekonomide yapılan anketler ve şikayetler dikkate alındığında insanların aklına gelen ilk sorun, enflasyon ve hayat pahalılığıdır. Fakat bana göre aslında ekonomideki ilk sorun, büyüme istikrarsızlığı ve dalgalanmaların yüksekliğidir. Çünkü gelişmiş tüm ekonomiler incelendiğinde hepsinin ortak bir yaklaşım, istikrarlı bir model ve sürekli bir iktisadi kültür içerdiğini görebilirsiniz. Mesela Almanya, ABD ve İngiltere denildiği zaman ülkenin eleştirilse bile ekonomik yapının ana unsurlarının sürekli değişmediğini ve istikrarlı yapının devam ettiğini görebiliriz. Türk ekonomisinin temel bir özelliğini tanımlayan bir genel özellik yerine istikrasızlık kavramı öne çıkmaktadır. Dolayısıyla ekonomik mücadelenin temel hedefi istikrarsızlığı azaltmak olmalıdır.

 

Tablo 1: 2018-2022 Yıllarındaki Milli Gelirde ve Sektörlerde Çeyrek Dönemlerdeki Büyüme Oranları(%)

Sektörler

En düşük

En Yüksek

Ortalama

En yüksek/düşük fark

Dalgalanma

Tarım

-7

8

1,91

14

3,361

Sanayi

-16

41

5,24

57

11,187

Hizmetler

-11

21

5,18

33

6,662

İnşaat

-15

7

-4,72

22

6,468

GSYIH

-10

22

4,64

33

6,394

 

2018 yılından 2022 sonuna kadar olan dönemi incelersek, Türk ekonomisindeki dalgalanma ve tarz sorunu anlaşılmaktadır. Bu dönemde, pandemi ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi nedeniyle dış sorunların yoğun olduğu göz önünde tutularak konunun incelenmesi gerekir. Ama dünyadaki tüm ekonomilerin benzer sorunlarla uğraştığını da unutmamak gerekir. Bu dönemde tablo 1’de gösterildiği gibi, tarım sektörü ortalama %1,9 oranında büyürken, büyüme oranları arasında %3,4 seviyesinde bir dalgalanma vardır. Yine sanayi sektörü büyümeye en çok katkı sağlayan sektör olmasına rağmen ortalama %5,2 büyürken %11,2 oranında dalgalanma yaşanmaktadır. Sanayi sektöründe çeyrek dönemler arasında %57 oranında aralıkta değişkenlik yaşanmıştır. Ülkenin mili geliri %4,6 büyürken, %6,4 oranında dalgalanmaktadır.  Türk ekonomisindeki dalgalanma ve değişkenlik sorunu ivedilikle çözümlenmesi gereken bir konudur. Çünkü bu değişim istikrarlı ekonomik büyümenin sağlanamadığını göstermektedir. Türk ekonomisinde inşaat sektörünün büyümede önemli olduğu bir gerçektir. Fakat ekonomik büyümede son beş yılda inşaat sektörünün %4,7 oranında küçüldüğü göz önüne alınırsa, inşaat sektöründeki küçülmenin hem konut fiyatlarını hem de kira maliyetlerini yükselmesinde etkisi olduğu göz ardı edilmez bir gerçektir. Yani inşaat sektörünün milli gelire katkısı olmadığı gibi ekonominin küçülmesine de neden olmaktadır.

İkinci önemli sorun ise, ekonomideki gelişmenin hangi finansman kaynakları ile sağlandığıdır. Grafik 1’de gösterildiği gibi Türkiye’deki büyümenin temel kaynakları kamu gelirleri ve banka kredileridir. Fakat Türkiye’nin dış borçlarındaki artış 2015 yılının başlangıcına göre %10 artmıştır. Türkiye’nin bankacılık sektörünün büyümenin finansmanında kilit rolü olduğu ve bankacılık sektörünün mali yapısının korunmasının önemlidir. 2021 sonrasında ise, bankacılık kredi hacmindeki artışın hızı düşerken, dış borçlarda artışın daha hızlı olduğu ortaya çıkmaktadır.  Dış borç artışının 2020 yılının ilk çeyreğinden sonra hızlı bir artış trendi yeni bir finansal risk göstergesidir. Türkiye’nin dış borç stokundaki artış trendinin devam etmesi hem kur hem de faiz baskısını artıracaktır. Türkiye’nin finansman maliyetlerini de artıracaktır.

https://yirmihaber.com/secim-sonrasinda-ekonomi-rasyonele-donus-zorunlulugu/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu