https://www.youtube.com/watch?v=xoqFC_TK7e0&t=1104s
Terör, piyasa ekonomisinin
işleyişini aksatması, doğrudan verdiği zararlar ve ekonomik güvenliği ortadan
kaldırması neeniyle çok yönlü olarak ekonomiyi etkilemektedir. Türk ekonomisi
yetmişli yılların ikinci yarısından beri milli sınırlar içerisinde ayrılıkçı
terör örgütü ve uluslararası terör tehditlerine maruz kalmaktadır. Türkiye’de
terör, bölgesel geri kalmışlık, ekonomik istikrarsızlık, finansal maliyetlerin
yüksekliği, turizm sektörü kayıpları, iç göç baskısı ve yatırımların aksaması gibi
çok değişik yönlerden ekonomiyi olumsuz etkilemektedir.
Türkiye, 1975-2020 yılları
arasında iç karşıklıklar, terör olayları, ayrılıkçı terör örgütü eylemleri,
küresel destekli terör örgütlerinin darbe girişimleri, kırsal alanda terör
örgütüyle çatışma, şehirlerde bomblama ve işgal gibi çok değişik terör kaynaklı
şiddet ve ekonomik zararlarla karşılaşmıştır. Terörün ekonomik etkilerinin
tamamını tespit etmek mümkün olmamakla birlikte, değişik yöntemlerle tahmin
yapılmaktadır. Terörün ekonomik maliyetleri incelendiğinde doğrudan ve dolaylı
maliyetler sınıflandırarak tahmin edilmesi yaygın bir yaklaşımdır. Bu çalışmada
insani kayıpları maliyeti dışında, maddi hasarlar, iç güvenlik harcamalarındaki
artış ve milli gelir kayıpları doğrudan maliyet unsurları olarak
hesaplanmıştır. Dolaylı maliyet olarak ta, iç güvenlik harcamalarındaki
artışların fırsat maliyeti tespit edilmiştir.
Sonuçta, Türkiye’nin 46 yıllık
terör maliyeti yaklaşık asgari 928 milyar dolar ile 1,250 trilyon dolar arasında tahmin edilmiştir. Bu kayıp Kahramanmaraş ve çevresindeki 11 ildeki deprem felakatinden on kattan daha büyük zarardır. Bu tahmin benzer
çalışmalara göre düşük hacimli olmakla birlikte, daha gerçekçi yöntemlere
dayanmaktadır. Ayrıca terör nedeniyle yapılan askeri harcamalar ile savunma
harcamalarının çoğu çalışmada birlikte değerlendirmesi nedeniyle ekonomik
değerleri artırmaktadır. Yine doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinin geleneksel
ve tarihi gelişme sorunlarının tamamının terör meselesi olarak sınıfladırılması
da çoğu çalışmanın izlediği yöntemdir.
Bu çalışmada Türkiye bütün olarak ele alınmış ve terör nedeniyle meydana gelen
kayıplara odaklanılmıştır. Tespit edilen ekonomik kayıp çarpan etkisiyle
mutlaka daha fazla ekonomik gelişme sağlayabilirdi. Ayrıca terörün yatırım
ortamını bozması ve girişimciliğe psikolojik engeller getirdiği de doğrudur.
Fakat bunların ekonomik değer olarak tespiti güçtür. Bundan sonraki
çalışmalarda, maddi hasarların envanterinin arşivlerden yeniden çalışılması ile
gerekçe değer tespitlerine odaklanılması, bölgedeki kırsal arazinin ne
kadarının terör nedeniyle kullanılmadığı, işyeri kundaklamalarının sayısının
çıkarılması ile doğrudan mikro verilerden daha güçlü tahminler yapılması mümkün
oalcaktır. Yine sektörel etkilerin ayrı tespit edilmesi ve fırsat maliyetinin
sektörlere göre hesaplanması çalışmaların açıklama gücünü artıracaktır.
Türk ekonomisi 1975 yılından bu yana terör nedeniyle, beşeri sermayesini kaybetmekte, piyasa sistemini geliştirmekte zorlanmakta, milli gelirindeki azalmalar nedeniyle refah kaybına uğramaktadır. Türk ekonomisi minumum yaklaşık 1(bir) trilyon dolar seviyesinde tahmin edilen ekonomik kayıpları değerlendirdiğinde ilk on beş ekonomi arasında yer alabilirdi. Özetle, terör sorunun tamamen çözümlemesi ve terörle etkin mücadele ile Türk ekonomisinin gelişme gücü de hızlandırılabilecektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder