Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. yılındaki en kritik seçimlerinin ilk aşamasını tamamladı. Seçim sonuçlarının memleketimize hayırlı olmasını dilerim.
Elde edilen sonuçları belirleyen faktörler aşağıdaki gibi değerlendirilebilir:
1) Güvenlik ve terör korkusu en önemli değişken
Türk insanı yaklaşık 40 yıldır devam eden terörün yolaçtığı korkuları derinden hissetmektedir. Uluslararası veri tabanlarına göre 1975 ile 2019 yılları arasında Türkiye'nin şehirlerinde ikiyüzbinden fazla terörist eylem(bombalama, suikast, köy basma vs) gerçekleştirildi. Benim hesaplamalarıma göre Türkiye'de başta PKK ve diğer terör örgütlerinden kaynaklanan (izleyebilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=xoqFC_TK7e0&t=634s) 1 trilyon dolardan fazla ekonomik refah kaybına sebep oldu. Bu korku Türk milletinin derin korkularından birisidir. Ülkedeki siyasi istikrar ve güvenlik ortamı tercihlerde en önemli etkendir. Özellikle milliyetçi saiklerle tercihte bulunan seçmenin kararlarını konsolide etmesini sağladı. Özellikle MHP tabanının çok güçlü olduğu tekrar anlaşıldı.
2) Uzun Dönemli Ekonomik Kazanımların hafızadaki yeri
Türkiye'de küçük ve orta firmaların ekonomik ortamda artan rolü, Ankara, Konya, Bursa, Kayseri, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş ve Uşak gibi illerin ekonomik gelişimleri ile artan ihracat ve sanayi gelirlerinin artışı yüksek enflasyona rağmen seçmen tercihlerini iktidar yönünde vermişlerdir. Ayrıca 2007 yılından bu yana yapılan altyapı yatırımları, savınma sanayi yatırımları ve 2002'ye göre 3,2 kat artan ekonomik refah halen yaşayan nüfus tarafından farkedilen bir unsur olması da önemlidir.
Ayrıca 2023 için iktidarın tamamladığı TOGG, Uçak Gemisi, Nükleer Enerji Santrali ve Doğalgaz bulunması gibi icraatların da toplumda karşılığının olduğu anlaşılmaktadır.
Yine ekonomideki sorunlara rağmen, çözüm yollarının da iktidar tarafından sağlanabileceği ve muhalefetin sistematik bir ekonomik program yerine tek tek birbiri ile çelişebilen yaklaşımları da insanların ekonomik istikrarı koruma davranışına yönlendirdi.
3) Adaletle İlgili Vurgunun Yanlış Tanımlanması
Adaletle ilgili vurgularda terörle ilişkili kesimler üzerinden tanımlanması da toplum tarafından kabul görmedi. Buradaki adaletin yeni bir tarafsızlık alanı meydana getirmesi yerine, kendi taraflarının karşı tarafa suçlamalar yöneltiği ve yargının yeni bir yönlendirme sürecine gireceği korkusu meydana getirdi. Teröre yakın grupların adalet mekanizması tarafından aklanacağı endişesi de tercihleri iktidar ve ortaklarını doğru yaklaştırmış görünmektedir.
4) Cumhurbaşkanı adayının ve parti listelerinin toplumdaki kabul oranının nispi düşüklüğü
Muhalefet adayının açıklanmadan önceki anketlerde önce olan isimlerin aday olmaması da seçmen de tercihlerinin değişmesini etkiledi. Ayrıca ittifak adaylarının parti yönetimleri tarafından tek yönlü belirlenmesi nedeniyle, seçmen davranışlarının ikinci en iyi tercihlerine veya kerhen destekledikleri adaylara doğru yönelmesinindeki zorluklar seçim sonuçlarını belirledi.
5) Seçim taahhütlerinin belirsizliği
Muhalefetin seçim beyannamelerinin uzun ve anlaşılmayan protoller olarak algılanması da önemli sebeplerdendir. Seçim sürecindeki program ilkelerinin çokluğu karmaşık ve mesajın anlaşılmasını zorlaştırıcı etkileri olmuştur. Bunun yerine anafikri iyi vurgulanmış ve hedefleri net ekonomik program daha fazla ilgi uyandırabilirdi.
6) Uluslararası Desteklerin İktidara Karşı Olması
Economist dergisi başta olmak üzere Cumhurbaşkanı Sn. R. Tayyip Erdoğan'ın doğrudan şahsına yönelik yayınları, iktidara yakın seçmenin savunma reflekslerini harekete geçirdiği anlaşılmaktadır.
7) Muhalefetin Seçimi Kazanmış Gibi Davranması
Özellikle partilerin bakanlıkları paylaşması ve henüz seçim yapılmadan medya, iş dünyası üzerinde paylaşım tartışmalarının yapılması da iktidara yakın seçmenin konsalidasyonunu etkilenmiş görünmektedir.
Sonuçta, yüksek enflasyon ortamında Cumhur ittifakının oylarını koruması ve Cumhur İttifakının seçimleri önde tamamlamasında muhakefete yakın medyanın küçümseyici tavırlarının da etkisinin olduğu anlaşılmaktadır.
8) Eski adaylardan yeni performans beklentileri
Seçimlerde çok sık yenilgi almış ve yer değiştirmiş siyasi aktörlerin yeniden ümit gibi sunulması da seçmen tarafından kabul görülmemiştir. Ayrıca ittifakların parti seçmenlerin sevdiği kimselerin adaylığını kabul etmemesi veya sıralamalarının dezavantajlı olması da tercihleri etkilemiştir.
Türk seçmenin sakin ve soğunkanlı bir şekilde seçimlerin ilk aşamasını gerçekleştirmesi de takdire şayandır. İkinci tur seçimlerinin memleketimiz için hayırlı olması ve ülkenin gelişmesini sağlayacak sonuçlar ortaya çıkarmasını temenni ederim.
Ülkemiz için iyi olan kazansın!.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder