PANDEMİNİN ÇÖKERTİĞİ PETROL
EKONOMİSİ
Küresel salgında ortaya çıkan
ekonomik durgunluğun akla getirdiği en temel sorulardan birisi, petrol
fiyatları ve petrole dayalı iktisadi yapı çökerse dünya ekonomisinde ne olacağı
idi. Aslında fosil yakıtların kullanımı 2000 yılından beri azalıyor.
Dünya ekonomisinde petrol tüketimi artan nüfus ve artan enerji talebine rağmen
artmıyordu. Özellikle doğalgazın dünyada enerji üretiminde hızla artan payı ve
yenilenebilir enerji üretiminin artışı petrolün dünya ekonomisindeki
kullanımının azaltmaktadır. Yine özelikle motorlu araçlarda yaşanan teknolojik
değişimle petrolün hem daha tasarruflu kullanılmasını hem de petrol alternatifi
enerji kaynaklarının kullanımını artıran tercihler, petrolün kullanımını
sürekli artırıyordu. Petrolle ilgili iki tarihi değişim yaşandı. Birincisi
fosil yakıt kullanımının çevreye etkileri somut olarak ortaya çıktı, ikincisi
de dünya da 1970’li yıllarda yaşanan petrolün tükeneceği korkusu ortadan
kalktı. Bu gelişmeler, kovid-19 küresel salgınından önce dünya ekonomisinin
gerçekleriydi. Fakat yine de küresel petrol devleri, petrol ihraç eden
ülkelerin oluşturduğu tek ekonomik kaynağa bağlı zenginlik ve petrole dayalı
konvansiyonel sanayi üretimin dünya ekonomisindeki büyüklüğü nedeniyle dünyada
petrole dayalı önemli bir ekonomik ve mali sistem etkiliydi. Küresel ekonomide
son yaşanan pandemi durgunluğu petrol fiyatlarını çökertti. Petrol çıkarma
maliyeti yüksek olan ülkelerde ve sadece petrol ihraç eden ülkelerin ekonomikleri
de beraberin de çöktü. Küresel salgından önce 2019 yılının aralık ayında 60 ABD
doların üzerinde olan petrolün varil fiyatı Mart ayında 2003 yılındaki fiyata
gerileyerek 20 dolara yakın bir fiyata satılmaya başlandı. Hatta spot piyasada
10 ABD dolarının altında işlem gördü. Petrol fiyatlarındaki çöküşle birlikte
Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE gibi Ortadoğu’daki petrol ihraç eden ülkeler, ABD,
Rusya gibi büyük petrol ihracatçısı ülkelerde ekonomik çöküş de hızlandı. Dünya
ekonomisinde pandemi kaynaklı petrol krizi ile birlikte, küresel ekonominin dev
petrol şirketleri hisse senetleri değeri ve piyasa fiyatları tarihi seviyelere
indi. Artık küresel petrol şirketlerinin ekonomik güçlerini koruyabilmesi daha
zordur. Shell, BP, GASPROM ve Exxon Mobil gibi küresel petrol şirketlerinin
değerleri %60 a yakın değer kaybetmiştir.
|
Petrol
Şirketleri |
31
Aralık 2019 Hisse
Fiyatı |
18
Mart 2020 Hisse
Fiyatı |
Değişim
% |
|
Shell |
26,17 Avro |
10,68 Avro |
59 |
|
BP |
471,61 GBP |
233,70 GBP |
50 |
|
GASPROM |
256,17 RUB |
169,80 RUB |
34 |
|
Exxon Mobil |
68,78 USD |
33,12 USD |
52 |
Pandemi krizinin 2021 baharına
kadar etkisini sürdürmesi halinde petrolde fiyatların 60 dolar seviyelerine
yükselse bile talepteki artışın çok hızlı olamayacağı beklentisi tahmin edilmektedir. Yani artık
petrole dayalı güç ve refahın pandemiden önceki pozisyonlara ulaşması daha da
zorlaşacaktır.
Türkiye, petrol fiyatlarındaki
düşüşten dolayı küresel ekonomik maliyeti azalmaktadır. Petrol fiyatlarındaki
çöküşün sonucundaki, iktisadi gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki jeopolitik
gücünü olumlu etkilemektedir. Örneğin Suudi Arabistan ve BAE ekonomik yönden
güç kaybetmesi Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasının etkisini de olumlu
etkileyecektir. Yine ABD merkezli manipülasyonlardan petrol fiyatları daha az
etkileneceği için Türk ekonomisine de etkisi nisbi olarak azalacaktır. Ayrıca
Rusya gibi daha çok petrole bağımlı ekonomik yapıların güç kaybetmesi, Suriye
ve Libya’da Türkiye’nin politik ve ekonomik gücünü olumlu etkileyecektir.
Petrole bağlı küresel ekonomik
yapıdaki değişim, Türkiye, Çin, AB ve Japonya gibi ülkeler açısından olumlu sayılabilecek
etki sağlarken, Rusya, ABD, Suudi Arabistan ve İran gibi ülkeler açısından daha
olumsuz olacaktır. Artık küresel sistemde petrol dışı yatırımların ekonomik
gücü de nisbi olarak artacaktır. Yeni durumda petrole dayalı ekonomik ve siyasi
güç aktörlerinin pozisyonları zayıflarken, gelecekteki enerji ve sanayi
yapısındaki değişime ayak uyduran ülkeler daha kazançlı çıkabilecektir. Küresel pandemi kaynaklı ekonomik kriz,
petrolün kaçınılmaz sonunu hızlandırarak, kaynak temelli ekonomik yapının,
bilgi ve teknoloji kaynaklı ekonomik yapı karşısında bir kez daha yenileceğini
otaya koydu.
Prof. Dr. Mustafa
YILDIRAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder