8 Mayıs 2020 Cuma

Türkiye'nin Açık Yolu Tarımdan Geçer! (Traktör Dergisi 2006)

 

Türkiye’nin Açık Yolu Tarımdan Geçer!

Dr.Mustafa YILDIRAN/

Ülkede sanayi ve hizmetler sektöründeki gelişmeye rağmen bir tıkanma vardır. Fakirlik tehdidi ve işsizlik artmakta, çözüm önerileri ise yetersiz kalmaktadır. Bu durumda mali sektörle sağlanabilecek gelişmeler gelir dağılımına etki etmeyeceği için, bu sorunların çözümü mümkün olmayacaktır. Tüm yolların çıkışlarını yoklarsak, sanayide işgücüne dayalı rekabet gücü azaldığı için, istihdam artmayacaktır, hizmetler sektöründe nitelikli işgücü talebi olduğu için geniş alana yayılan imkânlar sağlamayacaktır. Nüfusun artışı da göz önüne alınırsa, halen nüfusun gizli işsizleri dâhil %35’ini besleyen tarımda çözüm aranması gerekmektedir. Yani, Türkiye’nin açık yolu tarımdan geçer. Kısacası tarım düzelmeden Türk ekonomisi düzlüğe çıkamaz.

Son günlerde yaşanan tarımdaki dalgalanmanın iki temel nedeni bulunmaktadır. Öncelikle, Gelişmiş ülkeler yıllardan beri finans ve sanayi politikalarındaki gücünün belirli bir bölümünü gelişen ülkelere kaptırmıştır. Fakat tarıma verdikleri yüksek destekler ve biyo-teknolojideki yenilikler dolayısıyla dünyadaki gıda sektörünü ABD, AB, Kanada ve İsrail gibi gelişmiş ülkeler kontrolü altına almıştır. Bu durum gelişen ülkelerin yıllarca katma değeri düşük diye terk ettikleri alanın tam olarak Batı’nın hâkimiyetine geçmesi nedeniyle bağımlılıktan kurtulmalarını engelleyecektir. İkincisi de artan nüfus tarımsal üretimdeki azalma nedeniyle spekülasyona açık piyasa oluşumuna neden olmaktadır. Finansal fonlar için yıllardır ihmal edilen sektör önemli bir kazanç kaynağıdır. Artık Türkiye için önceleri gelişme politikaları açsısından stratejik olan sektör, Türkiye’de açlık ve sefalete sürükleyebilecek bağımlılığa neden olmamak için zorunlu olarak açık tutulması gereken hayat yoludur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Neden Türkiye’nin açık yolu tarımdır?

İhmal edilen yol olan tarım zamanla aşınsa bile, zeminin sağlamlığı, geçeninin çokluğu sebebiyle ve doğanın zorlamasıyla Türkiye’nin çaresidir. Çok değişik sebepler tarımı cazibe ve fırsatlar sektörü haline getirecektir:[1]

ü Tarım ihmal edilen sektördür.1980 sonrasında Türkiye’nin liberalleşme yönelimli politikalarının ekonomik büyüme hızları yönünden sonuçları incelendiğinde, GSMH %4, ticaret %5,8, sanayi %5,1 büyürken, tarımın sadece %1,5 büyümüştür.Bu durum tarımın 1980 sonrasında ihmal edilmiş bir sektör olduğunu, sanayi ve ticaretten daha hızlı geliştirilebileceğini göstermektedir.

ü Artan nüfus tarımsal üretimi artırmayı gerektirir. Tükiye’de 1980’lere kadar, nüfus artışının hızlı olmasına rağmen tarımda daha hızlı artmıştır. Fakat, 1990’dan 2002 yılına kadar Türkiye nüfusu ortalama %1,77 artarken, tarım büyüme hızı ortalama %0,46 oranında artığı gözükmektedir. Yakın zamanlarda tarımdaki büyüme nüfusu besleyemez duruma gelecektir.

ü  Tarımdaki işgücü, ikame bir sektörde istihdam edilemez.Türkiye’de nüfusun %35’i tarım kesiminde istihdam edilirken ve sanayi kesiminde istihdama olan ihtiyacın tarım sektöründen gelecek işgücü ile karşılanması mümkün değildir. Çünkü, yeni sanayileşme eğilimi teknoloji be bilgiye dayandığından tarım kesimindeki işgücünün sanayi kesimine aktarılmasını imkansız duruma getirmektedir. Ancak, tarım kesimindeki işgücünün, bulundukları yerde tarım birlikleri, tarım kooperatifleri, ziraat fakülteleri ve ziraat birlikleri tarafından sağlanacak eğitim destekleri ile yeni tarım teknolojilerine uyum sağlayacak gelişmelere uyumları sağlanabilir.

ü Tarım teknolojisi ve yapısı değişirken geç kalan, aç kalır. Günümüz tarımında genetik ürünlerinin hızla artması ve tohum teknolojilerinin ithalatının mümkün olmaması sebebiyle, kaçırılacak fırsatın maliyeti çok yüksek olacaktır. Bu sebeple Türkiye tarıma dayalı gelişme stratejilerine önem vermelidir.

ü Sektörel gelişme için, korumacılık uygulanabilecek tek alandır. DOHA görüşmeleri sırasında Dünya Ticaret Örgütü üyelerinin tartışmalarının temel kaynağı tarım sektörü olması, gelecek dönemde tarımın stratejik öneminin artacağını göstermektedir. Yine gelişmiş devletlerin yüksek koruma duvarları ile(ihracat sübvansiyonları, üretim sübvansiyonları ve gümrük tarifeleri) tarım sektörünü sürekli geliştirmeleri birçok gelişen devletin tarım sektöründen çekilmesine sebep olmaktadır. Bu sebeple, tarımı sektörünü ayakta tutabilen devletler gelecekte sektörde rekabetçi üstünlük ele geçirebilecektir. Tarım sektörünün aynı zamanda “aynılaşma”dan ülkeyi koruyabilecek stratejik gerekçeleri taşıması da önemli bir avantajdır. Çünkü, ülkelerin çoğunluğu tarımda katı korumacılık politikaları uyguladığı için, Türkiye tarımsal dönüşümü sağlayıncaya kadar stratejik koruma politikalarından yararlanabilecektir.

ü Tarımın diğer sektörlerle bağımlılığı yüksektir. Türkiye’de tarım sektörü, gıda, tekstil, dericilik ve turizm sektörleri için girdi olarak da önemli katkıları bulunmaktadır. Sürdürülebilir büyümenin temel dayanaklarından olan çevre kaynaklarının yok edilmemesi, yine tarım sektöründe yapılacak iyileştirme ve gelişim ile mümkün alabilecektir. Son yıllarda hızla talebi artan organik tarım sektörü ihracata katkısı ve turizme katkısı ile ülkeye katma değeri yüksek kaynak girişine sebep olabilecektir.

ü Çevrenin korunması ve gıda sağlılığı tarımsal üretimin niteliğine bağlıdır. Tarım politikları açısından önemli bir avantaj da, türkiye’deki arazilerin gübre ve diğer kimyasalların geç kullanılmaya başlamasından sonra kısa sürede organik ve çevreye duyarlı tarımın yapılmasına imkan vermesidir. AB sürecinde gıda sağlağı ve çevre bilincinin artacağından dolayı bu avantaj önemldir. AB ülkelerinden organik tarım ürünlerine olan talebin hızla artması Türkiye için, ihracat avantajını artacaktır. Tarım sektöründe Türkiye için öneli bir avantaj da, eğitimli ve istihdam edilmeyen ziraat mühendisler çokluğudur. Bu kaynak tarımda dönüşüm için hızla eğitilip, tarımda atılımın sağlanmasında dönüştürücü kuvvet olarak kullanılabilecektir.

Türk Tarımının Ticari Gücü ve Potansiyeli

Tarımın potansiyeli klasik nedenlerden dolayı da yüksektir. Türkiye’de zengin ürün çeşitliliği, tarım konusunda tecrübesi yüzyılı aşan kurumların varlığı, tarımla kalkınmada önemli aşamalara varma ve tarımla uğraşan eğitimli elaman bolluğu gibi nedenler tarımın potansiyelini artırmaktadır. Yine Malthusyen bir sebep olarak dünyadaki tarım nüfusunun artışı tarıma olan ihtiyacı artıracaktır. Bu durumda çağdaş donanıma sahip akılcı politikalarıyla desteklenmiş tarım sektörü, gelişmenin öncüsü olabilecektir. Yine Türkiye’nin değişen dünyanın yaptığı yenilikleri yapması durumunda ticaretin serbestleşmesinin getireceği fırsatlardan yararlanma imkânı bulunmaktadır.

 

2001 krizinden hemen sonra, tarım piyasaları zamanın ekonomiden sorumlu bakanı Kemal Derviş’in önerileri doğrultusunda transformasyona tabi tutuldu. Hızlı bir dönüşüm sürecinde ilginç bir şekilde,Türkiye’nin tütün, içki, şeker gibi ürünlerde net ihracat geliri elde etmesine rağmen, bu ürünlerin ekimi ile ilgili sınırlamalar getirmesi şaşırtıcı olmuştur. Türkiye bu alanlarda tedarik, ekim teknolojisi, işleme teknolojisi ve pazarlama yönünden ileri olmasına rağmen bu avantajını terk etmeye yönelik uygulamalara gitmiştir. Bu dönüşüm sürecinde Türkiye’de tarımın rekabete açılması ve şekerpancarı gibi ürünlerin ekimlerinin azaltılması sırasında, aynı ürünlerde başta ABD ve Brezilya olmak üzere değişik ülkelerde teşvik ve desteklemelerle birlikte yoğun korumacılık devam etmekteydi. Özellikle finansal sıkıntılarla boğuşan Brezilya şekerden elde ettiği biyoyakıtlarla elde ettiği ihracat geliri ile cari fazla meydana getirmede olumlu gelişmeler sağlamaktadır.

 

Tarım ve Hayvancılıkla İlgili Ürünlerde Dış Ticaret Dengesi(1996-2005§)

              

 TİCARETİ YAPILAN ÜRÜN

                    

İHRACAT - İTHALAT

 Canlı hayvanlar ve gıda maddeleri

Fazla

Canlı hayvanlar

Fazla

Hububat ve mamulleri

Açık

Meyve, sebze ve mamulleri

Açık

Tabii bal, şeker ve mamulleri

Fazla

 Hayvan yemleri

Fazla

Diğer Gıda Maddeleri

Açık

İçkiler, tütün ve mamulleri

Fazla

Alkollü ve alkolsüz içkiler

Fazla

Tütün ve mamulleri

Fazla

Hayvansal ve bitkisel yağlar ve mumlar

Fazla

Yağlı tohumlar ve meyveler

Açık

 Tarımsal Ham maddeler

Açık

Deri, kösele ve ham postlar

Açık

Tabii, sentetik ve rejenere kauçuk

Açık

 Tabii mantar ve yuvarlak ağaçlar

Açık

 Odun hamuru ve kağıt döküntüleri

Açık

 Dokumaya elverişli lifler ve döküntüleri

Açık

 Bitkisel ve hayvansal diğer ham maddeler

Açık

 

 

Kaynak.YILDIRAN, M., “Tarım Bir İnkilap Bekliyor!Rekabetçi Türk Tarım Politikasının İktisadi Temelleri” (Yayınlanmamış Çalışma) TÜGİAD, 2006 Ekonomi Ödülleri İkincisi” ,2006, 1-72

 

Türkiye’nin tarım ve hayvancılıkla ilgili alt sektörlerin GB sonrası dış ticaret dengesi incelendiğinde, hububat, meyve, sebze ve özellikle dokumacılıkla ilgili alanlarda dış ticaret dengesi incelendiğinde açık verdiği ve diğer alanlarda fazlalık elde ettiği ortaya çıkmaktadır. İlginç gelişme Türkiye’nin tütün, içki, şeker gibi ürünlerde net ihracat geliri elde etmesine rağmen, bu ürünlerin ekimi ile ilgili 2001 yılından sonra sınırlamalar getirmesidir. Türkiye bu alanlarda tedarik, ekim teknolojisi, işleme teknolojisi ve pazarlama yönünden ileri olmasına rağmen bu avantajını terk etmeye yönelik uygulamalara gitmesi düşündürücüdür. Türkiye’nin şekerpancarı gibi ürünlere bağlı sanayilerinin varlığı değerlendirilmesi durumunda, cari açık sorununun çözümüne de katkı sağlayacaktır.[2]

 

 

 

Sonuç

Türk ekonomisinin dış denge sorunları yaşadığı bu dönemde dünyadaki gelişmeler doğrultusunda tarım sektörünün stratejik önemi hızla artmaktadır. Devlet öncülüğünde tarımın planlı bir şekilde yeniden yapılandırılması Türkiye’nin iktisadi ve finansal sorunlarına çözüm üretme yeteneğini artıracaktır. Bu gelişmeler Türkiye’ye yeni fırsatlar sunmakla birlikte tarımda yapılan hataların düzeltilmesi ve yeni teknolojik gelişmeler uyum sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Türkiye’nin gelecekteki ekonomik üstünlüklerinden olan Tarım sektörü ilgenildiği takdirde, yeni ümitleri de yeşermesini sağlayacaktır.

 

 



[1] Yildiran, Mustafa, Tarım Bir İnkılap Bekliyor! Rekabetçi Türk Tarım Politikasının İktisadi Temelleri (The Agriculture Expects a Revolution the Economic Fundamentals of the Competitiveness Turkish Agriculture Politics) (February 1, 2006). Available at SSRN: https://ssrn.com/abstract=3229467 or http://dx.doi.org/10.2139/ssrn.3229467 

§ Değerlendirme 1996-2005 yılları arasında sektörün ortalama (Fazla/Açık=İhracat-İthalat) formülünün sonucuna göre yapılmıştır. Kaynak.DTM)

[2] Yıldıran,M., “Cari Açığın Çözümü:Tarım sektörü, Şeker ve Petrol”, Dünya Gazetesi, 04/08/2008


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu