Türkiye’nin Açık Yolu Tarımdan Geçer!
Dr.Mustafa YILDIRAN/
Ülkede sanayi ve hizmetler
sektöründeki gelişmeye rağmen bir tıkanma vardır. Fakirlik tehdidi ve işsizlik
artmakta, çözüm önerileri ise yetersiz kalmaktadır. Bu durumda mali sektörle
sağlanabilecek gelişmeler gelir dağılımına etki etmeyeceği için, bu sorunların
çözümü mümkün olmayacaktır. Tüm yolların çıkışlarını yoklarsak, sanayide
işgücüne dayalı rekabet gücü azaldığı için, istihdam artmayacaktır, hizmetler
sektöründe nitelikli işgücü talebi olduğu için geniş alana yayılan imkânlar
sağlamayacaktır. Nüfusun artışı da göz önüne alınırsa, halen nüfusun gizli
işsizleri dâhil %35’ini besleyen tarımda çözüm aranması gerekmektedir. Yani, Türkiye’nin
açık yolu tarımdan geçer. Kısacası tarım düzelmeden Türk ekonomisi
düzlüğe çıkamaz.
Son günlerde yaşanan
tarımdaki dalgalanmanın iki temel nedeni bulunmaktadır. Öncelikle, Gelişmiş ülkeler yıllardan beri finans ve sanayi politikalarındaki
gücünün belirli bir bölümünü gelişen ülkelere kaptırmıştır. Fakat tarıma
verdikleri yüksek destekler ve biyo-teknolojideki yenilikler dolayısıyla
dünyadaki gıda sektörünü ABD, AB, Kanada ve İsrail gibi gelişmiş ülkeler
kontrolü altına almıştır. Bu durum gelişen ülkelerin yıllarca katma değeri
düşük diye terk ettikleri alanın tam olarak Batı’nın hâkimiyetine geçmesi
nedeniyle bağımlılıktan kurtulmalarını engelleyecektir. İkincisi de artan nüfus tarımsal üretimdeki azalma
nedeniyle spekülasyona açık piyasa oluşumuna neden olmaktadır. Finansal
fonlar için yıllardır ihmal edilen sektör önemli bir kazanç kaynağıdır. Artık
Türkiye için önceleri gelişme politikaları açsısından stratejik olan sektör,
Türkiye’de açlık ve sefalete sürükleyebilecek bağımlılığa neden olmamak için
zorunlu olarak açık tutulması gereken hayat yoludur.
Neden Türkiye’nin açık
yolu tarımdır?
İhmal edilen yol olan
tarım zamanla aşınsa bile, zeminin sağlamlığı, geçeninin çokluğu sebebiyle ve
doğanın zorlamasıyla Türkiye’nin çaresidir. Çok değişik sebepler tarımı cazibe
ve fırsatlar sektörü haline getirecektir:[1]
ü Tarım ihmal edilen sektördür.1980 sonrasında Türkiye’nin
liberalleşme yönelimli politikalarının ekonomik büyüme hızları yönünden
sonuçları incelendiğinde, GSMH %4, ticaret %5,8, sanayi %5,1 büyürken, tarımın
sadece %1,5 büyümüştür.Bu durum tarımın 1980 sonrasında ihmal edilmiş bir
sektör olduğunu, sanayi ve ticaretten daha hızlı geliştirilebileceğini
göstermektedir.
ü Artan nüfus tarımsal üretimi
artırmayı gerektirir. Tükiye’de 1980’lere kadar, nüfus artışının hızlı olmasına rağmen tarımda
daha hızlı artmıştır. Fakat, 1990’dan 2002 yılına kadar Türkiye nüfusu ortalama
%1,77 artarken, tarım büyüme hızı ortalama %0,46 oranında artığı gözükmektedir.
Yakın zamanlarda tarımdaki büyüme nüfusu besleyemez duruma gelecektir.
ü Tarımdaki işgücü, ikame bir sektörde istihdam
edilemez.Türkiye’de
nüfusun %35’i tarım kesiminde istihdam edilirken ve sanayi kesiminde istihdama
olan ihtiyacın tarım sektöründen gelecek işgücü ile karşılanması mümkün
değildir. Çünkü, yeni sanayileşme eğilimi teknoloji be bilgiye dayandığından
tarım kesimindeki işgücünün sanayi kesimine aktarılmasını imkansız duruma
getirmektedir. Ancak, tarım kesimindeki işgücünün, bulundukları yerde tarım
birlikleri, tarım kooperatifleri, ziraat fakülteleri ve ziraat birlikleri
tarafından sağlanacak eğitim destekleri ile yeni tarım teknolojilerine uyum
sağlayacak gelişmelere uyumları sağlanabilir.
ü Tarım teknolojisi ve yapısı
değişirken geç kalan, aç kalır. Günümüz tarımında genetik ürünlerinin hızla artması ve tohum
teknolojilerinin ithalatının mümkün olmaması sebebiyle, kaçırılacak fırsatın
maliyeti çok yüksek olacaktır. Bu sebeple Türkiye tarıma dayalı gelişme
stratejilerine önem vermelidir.
ü Sektörel gelişme için, korumacılık uygulanabilecek
tek alandır.
DOHA görüşmeleri sırasında Dünya Ticaret Örgütü üyelerinin tartışmalarının
temel kaynağı tarım sektörü olması, gelecek dönemde tarımın stratejik öneminin
artacağını göstermektedir. Yine gelişmiş devletlerin yüksek koruma duvarları
ile(ihracat sübvansiyonları, üretim sübvansiyonları ve gümrük tarifeleri) tarım
sektörünü sürekli geliştirmeleri birçok gelişen devletin tarım sektöründen
çekilmesine sebep olmaktadır. Bu sebeple, tarımı sektörünü ayakta tutabilen
devletler gelecekte sektörde rekabetçi üstünlük ele geçirebilecektir. Tarım
sektörünün aynı zamanda “aynılaşma”dan ülkeyi koruyabilecek stratejik
gerekçeleri taşıması da önemli bir avantajdır. Çünkü, ülkelerin çoğunluğu
tarımda katı korumacılık politikaları uyguladığı için, Türkiye tarımsal
dönüşümü sağlayıncaya kadar stratejik koruma politikalarından
yararlanabilecektir.
ü Tarımın diğer sektörlerle bağımlılığı
yüksektir.
Türkiye’de tarım sektörü, gıda, tekstil, dericilik ve turizm sektörleri için
girdi olarak da önemli katkıları bulunmaktadır. Sürdürülebilir büyümenin temel
dayanaklarından olan çevre kaynaklarının yok edilmemesi, yine tarım sektöründe
yapılacak iyileştirme ve gelişim ile mümkün alabilecektir. Son yıllarda hızla
talebi artan organik tarım sektörü ihracata katkısı ve turizme katkısı ile
ülkeye katma değeri yüksek kaynak girişine sebep olabilecektir.
ü Çevrenin korunması ve gıda sağlılığı
tarımsal üretimin niteliğine bağlıdır. Tarım politikları açısından önemli bir avantaj da,
türkiye’deki arazilerin gübre ve diğer kimyasalların geç kullanılmaya
başlamasından sonra kısa sürede organik ve çevreye duyarlı tarımın yapılmasına
imkan vermesidir. AB sürecinde gıda sağlağı ve çevre bilincinin artacağından
dolayı bu avantaj önemldir. AB ülkelerinden organik tarım ürünlerine olan
talebin hızla artması Türkiye için, ihracat avantajını artacaktır. Tarım
sektöründe Türkiye için öneli bir avantaj da, eğitimli ve istihdam edilmeyen
ziraat mühendisler çokluğudur. Bu kaynak tarımda dönüşüm için hızla eğitilip,
tarımda atılımın sağlanmasında dönüştürücü kuvvet olarak kullanılabilecektir.
Türk Tarımının Ticari Gücü ve Potansiyeli
Tarımın potansiyeli
klasik nedenlerden dolayı da yüksektir. Türkiye’de zengin ürün çeşitliliği,
tarım konusunda tecrübesi yüzyılı aşan kurumların varlığı, tarımla kalkınmada
önemli aşamalara varma ve tarımla uğraşan eğitimli elaman bolluğu gibi nedenler
tarımın potansiyelini artırmaktadır. Yine Malthusyen bir sebep olarak dünyadaki
tarım nüfusunun artışı tarıma olan ihtiyacı artıracaktır. Bu durumda çağdaş
donanıma sahip akılcı politikalarıyla desteklenmiş tarım sektörü, gelişmenin
öncüsü olabilecektir. Yine Türkiye’nin değişen dünyanın yaptığı yenilikleri
yapması durumunda ticaretin serbestleşmesinin getireceği fırsatlardan
yararlanma imkânı bulunmaktadır.
2001 krizinden hemen
sonra, tarım piyasaları zamanın ekonomiden sorumlu bakanı Kemal Derviş’in
önerileri doğrultusunda transformasyona tabi tutuldu. Hızlı bir dönüşüm sürecinde
ilginç bir şekilde,Türkiye’nin tütün, içki, şeker gibi ürünlerde net ihracat
geliri elde etmesine rağmen, bu ürünlerin ekimi ile ilgili sınırlamalar
getirmesi şaşırtıcı olmuştur. Türkiye bu alanlarda tedarik, ekim teknolojisi,
işleme teknolojisi ve pazarlama yönünden ileri olmasına rağmen bu avantajını
terk etmeye yönelik uygulamalara gitmiştir. Bu dönüşüm sürecinde Türkiye’de
tarımın rekabete açılması ve şekerpancarı gibi ürünlerin ekimlerinin
azaltılması sırasında, aynı ürünlerde başta ABD ve Brezilya olmak üzere değişik
ülkelerde teşvik ve desteklemelerle birlikte yoğun korumacılık devam
etmekteydi. Özellikle finansal sıkıntılarla boğuşan Brezilya şekerden elde
ettiği biyoyakıtlarla elde ettiği ihracat geliri ile cari fazla meydana
getirmede olumlu gelişmeler sağlamaktadır.
Tarım ve Hayvancılıkla İlgili Ürünlerde
Dış Ticaret Dengesi(1996-2005§)
|
TİCARETİ YAPILAN ÜRÜN |
İHRACAT -
İTHALAT |
|
Canlı hayvanlar ve gıda maddeleri |
Fazla |
|
Canlı
hayvanlar |
Fazla |
|
Hububat ve
mamulleri |
Açık |
|
Meyve,
sebze ve mamulleri |
Açık |
|
Tabii
bal, şeker ve mamulleri |
Fazla |
|
Hayvan yemleri |
Fazla |
|
Diğer Gıda
Maddeleri |
Açık |
|
İçkiler,
tütün ve mamulleri |
Fazla |
|
Alkollü
ve alkolsüz içkiler |
Fazla |
|
Tütün
ve mamulleri |
Fazla |
|
Hayvansal
ve bitkisel yağlar ve mumlar |
Fazla |
|
Yağlı
tohumlar ve meyveler |
Açık |
|
Tarımsal Ham maddeler |
Açık |
|
Deri,
kösele ve ham postlar |
Açık |
|
Tabii,
sentetik ve rejenere kauçuk |
Açık |
|
Tabii mantar ve yuvarlak ağaçlar |
Açık |
|
Odun hamuru ve kağıt döküntüleri |
Açık |
|
Dokumaya elverişli lifler ve döküntüleri |
Açık |
|
Bitkisel ve hayvansal diğer ham maddeler |
Açık |
|
|
|
Kaynak.YILDIRAN,
M.,
“Tarım Bir İnkilap Bekliyor!Rekabetçi Türk Tarım Politikasının İktisadi
Temelleri” (Yayınlanmamış Çalışma) TÜGİAD, 2006 Ekonomi Ödülleri
İkincisi” ,2006, 1-72
Türkiye’nin tarım ve
hayvancılıkla ilgili alt sektörlerin GB sonrası dış ticaret dengesi
incelendiğinde, hububat, meyve, sebze ve özellikle dokumacılıkla ilgili
alanlarda dış ticaret dengesi incelendiğinde açık verdiği ve diğer alanlarda
fazlalık elde ettiği ortaya çıkmaktadır. İlginç gelişme Türkiye’nin tütün,
içki, şeker gibi ürünlerde net ihracat geliri elde etmesine rağmen, bu
ürünlerin ekimi ile ilgili 2001 yılından sonra sınırlamalar getirmesidir.
Türkiye bu alanlarda tedarik, ekim teknolojisi, işleme teknolojisi ve pazarlama
yönünden ileri olmasına rağmen bu avantajını terk etmeye yönelik uygulamalara
gitmesi düşündürücüdür. Türkiye’nin şekerpancarı gibi ürünlere bağlı
sanayilerinin varlığı değerlendirilmesi durumunda, cari açık sorununun çözümüne
de katkı sağlayacaktır.[2]
Sonuç
Türk ekonomisinin dış denge sorunları
yaşadığı bu dönemde dünyadaki gelişmeler doğrultusunda tarım sektörünün
stratejik önemi hızla artmaktadır. Devlet öncülüğünde tarımın planlı bir
şekilde yeniden yapılandırılması Türkiye’nin iktisadi ve finansal sorunlarına
çözüm üretme yeteneğini artıracaktır. Bu gelişmeler Türkiye’ye yeni fırsatlar
sunmakla birlikte tarımda yapılan hataların düzeltilmesi ve yeni teknolojik
gelişmeler uyum sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Türkiye’nin gelecekteki
ekonomik üstünlüklerinden olan Tarım sektörü ilgenildiği takdirde, yeni
ümitleri de yeşermesini sağlayacaktır.
[1]
§ Değerlendirme 1996-2005 yılları
arasında sektörün ortalama (Fazla/Açık=İhracat-İthalat) formülünün sonucuna
göre yapılmıştır. Kaynak.DTM)
[2] Yıldıran,M.,
“Cari Açığın Çözümü:Tarım sektörü, Şeker ve Petrol”, Dünya Gazetesi,
04/08/2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder