24 Temmuz 2025 Perşembe

Sanayide zorluklar

 Sanayideki Zorluklar

Türk sanayisi zor zamanlardan birisini geçiriyor. Sanayi üretimlerini zorlaştıran faktörler, yüksek enflasyon, reel faizlerin yüksekliği ve milli paramızın değerinin yüksekliği gibi mali sebeplerdir. Bu zorluklar nedeniyle yüksek maliyetli üretimden dolayı satışların da zorlaşmasına neden olmaktadır. Türkiye’de sanayi kesiminin milli gelirden aldığı pay %30 ile %35 arasında değişmektedir. Yani ekonominin üçte biri güçlü bir sanayi tarafından desteklenmektedir. Türkiye konvansiyonel sanayide güçlü bir ülke olmasına rağmen, sayılan mali riskler işlerin kolay yürümesini etkiliyor. Yine sanayide üretim için enerji, hammadde ve sermaye mallarına olan girdi bağımlılığı da önemli zorluklardandır.  2023 yılında başlayan enflasyonla mücadele programı ile başlayan yüksek reel faiz politikası hem iç piyasada talebi durgunlaştırırken hem de finansman maliyetlerini artırmaktadır. Bu gelişme sanayi ürünleri talebini ve krediye ulaşım koşullarının ağırlaştırdığı için sanayi için tek çıkış yolu ihracata yönelmek kalıyor. Fakat kura bağlı ihracat politikası da, enflasyonla mücadele sonucunda döviz kurunun istikrarı kavuşması nedeniyle uygulanabilir bir politika değildir. Ayrıca küresel salgından sonra yüksek teşviklere dayanan istihdam politikasındaki desteklerin de azalması sanayicilerin işlerini zorlaştıran faktörlerden birisi olarak karşımıza çıkıyor.



TÜİK tarafından hazırlanan sanayi üretim endeksine göre 2025 yılının haziran ayında %4,9 oranında bir artış var. Fakat bu gelişmeler sanayi kesiminin zorluklarını aşmasına yeterli olmayacaktır. Bu zorlukların yol açtığı etkileri anlamanın en kolay yolu sanayi şirketlerinin bilançolarını okumaktır. İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan en büyük beş yüz sanayi firmasından alınan verilere göre 2020 yılından beri en düşük büyüme oranının olduğu yıl 2024 yılıdır. Özellikle 2025 yılının haziran ayında sanayi kesiminin beklentilerini gösteren İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan PMI verileri de 50 altındadır. Yani sanayi yöneticilerinin beklentisi de iyimser değildir. Dolayısıyla sanayi de zorlukların devam edeceğini de tahmin edebiliriz.

Sanayideki zorluklar kadim (yapısal/eskinden beri devam eden) ve konjonktürel (dönemin getirdiği) sebeplere dayanmaktadır. Kadim sorunlar, Türk sanayisinde verimsiz, teşvikle büyütülmüş ve kamu destekli kredi politikası ile büyütülen işletmelerin ekonomideki işletmeciliğin %95’ini oluşturması, sermaye yetersizliğinin getirdiği finansman sorunu ve toplam faktör verimliliğinin düşüklüğü şeklinde sorunlar vardır. Başarılı Türk İktisatçı Ufuk Akçiğit’in yaptığı araştırmalar da bu sorunların olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Ufuk hocanın verimsizliğe sürekli kamu finansmanı ile destek verildiğini, fakat Türk sanayi şirketlerinin yüksek teknoloji ve yapay zekâ gibi son gelişmelere yatkın olmadığı uyarıları da dikkate alınması gereken faktörlerdir. Konjonktürel sorunlar ise genellikle yüksek enflasyonun bozduğu piyasa yapısı ve yüksek faiz maliyetinin getirdiği tehditlerdir.

Zorlukların nasıl yenileceği konusunda ise öncelikler ve tercihler önemli. Türkiye’de çare beklendiğinde akla gelen yöntem, devletin bulacağı mali çarelerdir. Devletten en çok istenen teşviklerin artırılması, sonrasında da vergi ve faizlerin düşürülmesidir. Dolayısıyla sanayinin kurtuluşunun kolay yöntemleri bunlar olmakla birlikte, aslında verimlilik artışı ve kaliteli üretim gibi konular ise yine uzun dönemde düzelecek diye beklenen hususlar olacaktır. Uzun vadede sanayicilerin talep etmesi gereken politikasının eası,  teşvik veya düşük oranlı krediden çok, düşük faizin doğal olarak oluştuğu ve rekabet gücü yüksek endüstrilerin oluşacağı bir ekonomik ortam olmalıdır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu