Ticaret Savaşları Cağında Mücadele
Dünyanın iktisadi gerçeklerinden birisi de bitmeyen ticaret
savaşlarıdır. Ticaret savaşlarının şiddetlendiği ve yoğunluğunun azaldığı
zamanlar vardır. Trump’ın ikinci gelişle birlikte ticaret savaşları yeniden
alevlendi. Ticaret savaşları, eskinden ülkelerin daha gizli silahlar ile yapılır
ve daha fazla yaygara yapılmadan uygulanırdı. Ticaret savaşı, ülkelerin ticaret
engelleri, gümrük vergileri ve ticaret kotaları ile diğer ülkelerin pazarlarını
elinden almak veya rakiplerini rekabetten uzaklaştırmak için uygulanan
yöntemlerdir. Ticaret savaşlarını başlatan asıl olay ise, Çin’in dünya
ekonomisinde beklenmeyen tarihi yükselişidir. ABD ve Batı Avrupa ülkeleri
üretim merkezlerini Çin’e kaydırırken sahip oldukları teknolojik üstünlüğünü ve
mülkiyet haklarını kaybetme tehlikesi başlayınca ticaret savaşları da başladı.
Çin’in 2023 yılında yüksek teknoloji ihracatı 800 milyar dolardan fazlayken,
ABD’nin ihracatı sadece 208 milyar dolar seviyesinde. Artık elektrikli araçlar,
bilgisayar teknolojileri, cep telefonu gibi alanlarda Çin’in bariz üstünlüğü
söz konusudur. 2024 yılında ABD dünya ekonomilerine karşı 918 milyar dolar
ticaret açığı verdi. 2023 yılına göre dış ticaret açığı %17 arttı. Bu artış,
Trump’ın eleştirdiği ve ticaret savaşının gerekçesini oluşturmaktadır.
Özellikle Çin’e karşı 2024 yılında 295 milyar dolar dış ticaret açık verdiği
için en büyük mücadele burada olacaktır. Trump yönetimi, 2018 yılında güneş
panelleri ve bulaşık makinesine gümrük vergileri artırdı. Buna karşılık Çin
demir ve çelik gibi ürünlerin de olduğu ürünlere gümrük tariflerini artırdı.
ABD misilleme olarak 1300 parçadan oluşan Çin ürünlerine karşı tarifeleri
artırdı. Bu savaş Biden döneminde şiddeti azalmakla birlikte devam etti. Trump
ikinci kez başkan seçilince Çin’e karşı %10 ek gümrük vergi uygulanacağını
deklare etti. Ayrıca Meksika ve Kanada gibi ülkelere de gümrük tarifeleri
artırıldı. Yani ticaret savaşı tüm cephelerde şiddetle devam ediyor.
Trump’ın ticaret ürünlerine uygulayacağı ek vergilerin
Türkiye’ye etkisi ise sınırlı olacaktır. Türkiye açısından en önemli sorun kur
üzerinden gelebilecek bir saldırıdır. Birinci Trump döneminde kur üzerinden
ekonomiyi çökertme tehdidi, Türkiye’de kısa dönemli bir kur şokuna neden
olmuştu. Dolayısıyla Türkiye’ye Trump’ın kur üzerinden bir tehdidi olduğu
takdirde etkili olacaktır. Fakat ticaret üzerinden uygulanacak ek vergiler
Türkiye’nin dış ticaretine etkisi sınırlı olacaktır. Türkiye’nin Çin’e
uygulanacak ek vergiler nedeniyle ABD’ye alternatif ihracat imkanlarını
araştırması daha mantıklı olacaktır. Özellikle Çin’e demir çelik, elektronik
makineler gibi alanlarda konulacak vergiler, bu konularda Türk ihracatçısı için
yeni ihracat fırsatlarını araştırılması gerekir. Trump’ın oluşturduğu
belirsizlik ve tehdide dayanan ticaret politikası küreselleşme ve serbestleşme
politikalarını olumsuz etkilemeye devam edecektir. Benim tahminin ise, ABD’nin
yeni ticaret savaşı cağı kendisine daha fazla zarar verecektir. Trump,
ekonomiyi züccaciye dükkanındaki fil gibi yönetmektedir.