14 Mart 2023 Salı

SİLİKON VADİSİ BANKASININ İFLASINDAN ALINACAK DERSLER

 


Bankalar hızlı iflasa sürüklenebilen kurumlardır. Çünkü bankalar; (1) düşük sermaye ile yüksek kaldıraçlı işlemler(emanet paralarla yapılan finansal operasyonlar) yaparlar; (2) yatırımlarını da para ve sermaye piyasasında değerlendirdikleri için finansal değişkenliklerden hızlı etkilenirler; (3) bankaya borç verenler(mudiler) ekonomik değişkenliklere ani tepkiler verirler(her türlü dedikoduda bankadaki paralara hücum ederler); (4) banka yöneticileri devletin kendilerini kurtaracağından emin hareket ederler(ahlaki riziko sorunu); (5) hükümetler bankaların batmamaları için kamu bütçe kaynaklarını hoyratça kullanabilirler. Bu özellikler ABD başta olmak üzere tüm kapitalist ülkelerdeki bankalar için aşağı yukarı geçerlidir.  

Silikon Vadisi Bankası (SBV)’na gelince, banka yeni ekonominin finans kurumudur. Yenilik yapan genç girişimci ve bilgi teknolojilerine kredi sağlayan bir girişimcilik bankasıdır. 1983 yılında yeni bilgi teknolojileri ve yüksek teknolojilere yatırım yapan genç girişimcilere destek sağlamayı hedefleyen Bank of America yöneticilerinden Bill Biggerstaff ve arkadaşları tarafından kuruldu. Banka 1991 yılında 12,3 milyon dolar kar etmeyi başardılar. 2000 yılındaki Dot.Com krizinden ve 2008 küresel mali krizden etkilenmesine rağmen, ABD hükümetinin kurtarma paketleri (TARP) sayesinde krizlerden kurtulmayı başardı. İflasını getiren süreç de 2019’dan sonra uygulanan Kovid dönemindeki FED’in düşük faiz ve parasal genişleme politikasının etkisiyle meydana geldi. Banka cüzdanındaki paralarla yatırımlarını düşük faizli veya daha uzun vadeli ABD tahvillerine yatırmaya başladı. Parasal genişleme ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile başlayan savaşın etkisiyle hızla yükselen enflasyona karşı FED’in faiz yükseltmesi sonucunda banka bilançosunda vade uyumsuzluğu ve finansal açık(GAP) arttı. Aktif Pasif yönetimini basiretsiz uygulayan banka yönetiminin başarısızlığı da etkilenince iflas kaçınılmaz hale gelmiştir.  Bankalarda aktif/pasif yönetimi, bankanın hayatta kalabilmesinin operasyonel alanıdır. Banka yönetimleri aktif pasif yönetiminde yaptığı hatalarının maliyetini kamu destekleri ile kurtarabileceğini bilmeleri (batmayacak kadar büyük, batmayacak kadar politik, batmayacak kadar stratejik bankalara sahip olduğu düşüncesi) nedeniyle uzun vadeli plan yapmadan verdikleri kararları sonucunda iflasa sürüklenmektedir.

Yatırım cüzdanlarında kamu tahvil payını yüksek tutan bankalar, piyasadaki likiditeye ulaşma akışkanlıklarını hızla kaybedebilir. SBV’nin bilançosu üzerinden düşünülürse, topladığı mevduatları ve cüzdanındaki fonları, yüksek teknoloji start-uplarına ve devlet tahvillerine yatıran bankanın mudilerin bankadan hızlı talebine cevap vermesi imkânsız olduğu için iflas kaçınılmaz hale geliyor. Benzer sorunlar, topladığı mevduatları kripto varlıklara yatırıp yaklaşık bir yıldır değer kaybeden portföyleri nedeniyle, Signature Bank’ta iflas etti. Bundan sonraki tartışmalar sistemik bir kriz döngüsüne girilip, girilmeyeceğidir. Çünkü mudilerin tüm bankalara saldırması ile ‘ulusal bankacılık krizi’ başlayabilir.

Banka krizinden kurtulmanın çaresi kamu müdahalesi ile çözülmeye çalışılmaktadır. ABD Tasarruf ve Sigorta Şirketi(FDIC) mevduatların 250.000 ABD doları kadarlık bölümüne garanti vererek sorunları çözmeye çalışmaktadır. Parasal genişlemenin sınırlamanın sonuna gelerek faiz yükseltmeye başlayan FED’in tekrar faizler düşürme ihtimali olmadığına göre, doğrudan sermaye destekleri ile sorunun çözmeye çalışılacağı söylenebilir. Eğer ABD bankacılık sistemindeki sorunların benzerleri Çin ve Avrupa pazarlarına sıçrarsa yenilik ekonomisini finanseden mali kurumların zincirleme iflası gerçekleşebilir. Son bir yıl içerisinde kriz içerisindeki Credit Suisse bank (hisse senetleri bir günde 2022 mali tablolarının materyal zayıflıkları nedeniyle %5 günlük kayıplar yaşadı) ve Çin’de konut piyasasını düzenleyen banka olan Evergrande yaşadığı sıkıntılarla birlikte dünyada bankacılık sektörünün yeni risklere gebe olduğu düşünülebilir.

Bankacılıkta Alınmayan Dersler

Dünyada 1907, 1929 ve 2008 gibi büyük bankacılık krizlerine ve BASEL komitesinin kriz önlemeye dönük regülasyonlarına rağmen bankacılık sektörü sürekli kriz tehdidi altında yaşamaktadır. Bütün krizlerde banka yönetimlerinin sorumsuzluğunu ve vurdumduymazlığını kamu bütçesinden çözen dünya hükümetleri, çözüm konusunda kamu kaynaklarına yönelmek dışında çözüm geliştirmekte sıkıntı çekmektedir. Bankacılık krizlerinin çözümünde değişmesi gerekenlerden ilki, bankaların kredi ve mevduat politikalarındaki kamu regülasyonlarının azaltılması; ikincisi de kamunun banka sistemine garantör olarak bulunmasının sınırlarının net çizilmesi gerekir. Çünkü spekülatif kar peşindeki yatırımcının finansmanı, ticari sermayesinde ve emeğinden vergi ödeyenler tarafından garanti edilmesi ve kredi istemleri ile bankacılık sistemine bağlı kalmaları sistemi zorlamaktadır. Banka müşterilerinin riski hesaplaması ve kamunun da kurtarıcılıktan denetleyiciliğe terfi etmesi gerekir. Diğer önemli husus da, piyasa sistemindeki sürekli regülasyonlara karşı mali kurumlar da sürekli boşluk arayan bir sisteme yönelmektedir. Dolayısıyla çözümlenen bir banka problemi, yeni bankacılık sorununun nedeni haline gelmektedir. Sürekli tekrarlanan krizlerin bize çıkardığı temel ders de budur. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trump Stagflasyonu