Merkez bankası Kasım ayında yeni enflasyon
raporunu açıkladı. Enflasyon raporu bizi merkez bankasının enflasyon tahmininin
piyasayı tatmin edecek kadar başarılı olmadığını göstermektedir. Aslında
enflasyon hedeflemesi tarihi incelendiğinde, Türkiye’nin enflasyon hedefini
tutturma konusunda tam bir başarı sağlayamadığını göstermektedir. Enflasyon
raporu üzerinden konuyu analiz edecek olursak, yıl içerisinde merkez bankası üç
kez enflasyon hedefiyle ilgili değişikliğe gitti. 2024 yılının sonunda, yüzde 22’ye
yakın bir enflasyon hedefi, daha sonra yüzde 24 olarak güncellendi. Son olarak
da ara dönem tahmini, yüzde 27’ye yakın bir orana yükseltilmişti. Fakat Kasım
2025 Enflasyon Raporu, bize enflasyonun yüzde otuz ikiye yakın bir oranda gerçekleşeceğini
göstermektedir. Yani enflasyonun tahmin edilmesinde güçlükler olduğu veya
enflasyonun bilinmezliğinin devam ettiğini söyleyebiliriz.
İkinci olarak enflasyonun
bilinmezliği sorununun diğer bir kaynağı, Türkiye’deki kayıt dışı ekonominin
boyutlarının ve kapsamının tam olarak tahmin edilemediğinden kaynaklanmaktadır.
Enflasyon hedeflemesi politikalarında kayıt dışı ekonomiyi hesaplamalara gerçek
değere yakın dahil etmek mümkün olmadığında enflasyon tahmininin
gerçekleşmesini beklemek zor olacaktır. Çünkü
Türkiye’deki kayıt dışı ekonomi hem ülke içerisindeki akademisyenlerin hem de
değişik kurumların yaptığı tahminlerde minimum %20 civarında olduğu dikkate alınırsa,
aşağı yukarı 250 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğün tahmin edilememesinin
fiyatları talep yönlü olarak çok ciddi seviyede etkilediğini düşünmemiz
gerekir.
Üçüncü olarak da enflasyon bilinmezliği sorununa sebep olan faktör, kamunun ekonomi politikası ayakları arasındaki harmonizasyon sorunudur. Bu sorun özellikle maliye, sanayi, dış ticaret, turizm ve para politikasının koordinasyonunum enflasyon hedeflemesinde ortak amaca yönelik tam olarak gerçekleşmediğini göstermektedir. Merkez bankasının uyguladığı sıkı para politikası ve yüksek reel faiz politikasına rağmen diğer politikalardaki esneklikler hedeflere ulaşmayı engelleyici rol oynayabilmektedir.
Enflasyon bilinmezliği sorunu
nasıl çözülebileceği konusunda iki farklı seviyede politika gereklidir. Birincisi
stratejik ikincisi taktik seviyede. Stratejik
olarak Türkiye’nin yapısal problemlerine yönelik ki, bu problemler arasında en
önemlisi tarım ve sanayideki verimlilik ve üretim sorunlarının nasıl çözüleceği
konusu gelir. Bu konuda Türkiye’nin kapsamlı analiz bir çalışması gereklidir.
Özellikle sanayide toplam faktör verimliliği sorununun çözümlenmesi, tarımda
ise arz güvenliği sorunun çözümlenmesi stratejik konulardır. İkincisi de Türkiye'nin
kayıt dışı ekonomiyi ölçmek için farklı yöntemlere ihtiyacı vardır. Özellikle merkez bankası ve TÜİK iş birliği
yaparak Türkiye’deki doğrudan tüketici pazarları, iş yerleri, elektronik
ticaret ortamı, altın ticareti ve gayrimenkul sektöründeki ticari işlemlerin
doğrudan anketler veya dijital iz takipleri ile tespit edilmesi sağlanabilir.
Bu işlemin operasyonel olarak yönetilmesi mümkündür. Yani Türkiye'de hem
yapısal sorun vardır hem de enflasyon tahmininde kullanılan veri setiyle ilgili
daha kapsamlı analizleriyle ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır. Enflasyon bilinmezliği
sorunu kurumsal seviyede çözümlenirse ve Türkiye enflasyonla mücadelede başarı kazanabilecektir.