https://www.antalyasonhaber.com/altina-ne-olacak-4618yy.htm
Altına ne olacak?
Cumhuriyetimizin 102. Yılı kutlu olsun! İlelebet
devletimiz var olsun! Cumhuriyetimizin banisi Atatürk ve tüm devletimize hizmet
edenleri rahmet ve saygıyla yad ediyorum!
2023 yılının temmuz
ayından beri, altın fiyatları durmaksızın yükseldi. İki haftadır yaşanan
düşüşler nedeniyle, altın fiyatlarındaki yükseliş dönemi bitti mi? sorusu ise
gündemden düşmüyor. Altın fiyatları neden sürekli artığı ve artışın sona erip
ermediği ise en çok merak edilen konu.
Altın fiyatların
aralıksız büyümesindeki etkili olan faktörleri hatırlayacak olursak, geleceği
hakkında analiz yapmak da mümkün olacaktır. Öncelikle artan jeopolitik
riskler altının artışını tetikleyen temel unsurdur. Rusya’nın 2014 yılında
Kırım’ı işgali ve ardından 2022 yılında Ukrayna Savaşı’nı başlatması ile altının
fiyat artışını tetikleyen en önemli gelişmedir. Bu savaş nedeniyle, Rusya’ya
uygulanan ekonomik ambargo ve mali kısıtlamalar nedeniyle finansal sistemde
sahip olduğu rezervleri altına yönlendirmesi ve dünyanın güvenli yatırım aracı
olarak altına yönelmesini hızlandırdı. Ayrıca İsrail’in Filistin’i işgali,
Lübnan’a, Katar’a ve İran’a saldırıları da altın fiyatlarını yukarıya
taşımaktadır. İkinci önemli faktör belki
de ekonomideki en büyük tehlike olarak da düşünmemiz gereken faktör, ülkelerin
kamu borçlarının yüksekliğidir. Özellikle de ABD ekonomisinin sürekli artan
kamu borç seviyesi nedeniyle altına olan talep artıyor. Çünkü ülkelerin ABD
doları olarak tutukları rezervler, ABD borçlanma kağıtlarına bağlıdır. Bu
durum, ülkelerde sürekli olarak ABD’nin borçları ödememe veya çevirme
kapasitesinin sonuna yaklaşıldığı kaygısı merkez bankalarının yüklü altın
alımlarına yönelmelerini gerektirmektedir. Diğer bir faktör de gelişen
ekonomilerin de altın rezervleri yatırımları artmaktadır. 2015 ile 2024
yılları arasında Çin altın rezervlerini 1200 tondan daha fazla, Rusya, 1090
tondan daha fazla, Türkiye, 455 ton, Hindistan 265 ton, Polonya ise 255 ton rezervlerini
artırmıştır. Ayrıca gelişen ekonomilerde hızlı bir şekilde altın rezervlerini
artırma yarışı vardır. Çünkü gelişmiş ekonomilere uygulanan ambargolar ve spekülatif
sermaye baskıları da altın rezervlerinin artışına neden olmaktadır. Altın
fiyatlarının yükselişinde, ABD başkanı Trump tarafından uygulanan ticaret ambargoları
ve tarife artışları da etkilidir. Çünkü zorlaşan ticari şartlar nedeniyle
ülkeler ABD dolarına ve ABD borçlanma araçlarına yatırım yapmaktan vazgeçmektedir.
Altını yükselten mali neden de alternatif yatırım araçlarının getirilerindeki
belirsizliklerin yüksekliğidir. Özellikle kripto paralar ve dünya
borsalarındaki artan belirsizlikler yatırımcıları tedirgin ettiği için altın
alternatif yatırım aracı olarak yükselmesini sağlamaktadır. Dünyada değişen
küresel eğilimler nedeniyle de ülkelerdeki küçük tasarruf sahiplerinin mikro
yatırımlarının altına yönelmesine neden olmaktadır. Yani dünyada yatırım psikolojisi
açısından altın, güvenilirliği, riskleri azaltması ve değer kazandırması
nedeniyle de tercih edilmektedir.
Asıl soru ise, iki
haftadır yaşanan değer kayıpları devam edip, etmeyeceğidir. Altın aynı zamanda
büyük yatırım fonları ve merkez bankalarının da yatırım aracı olduğu için
yüksek fiyatlar uzun süredir altına yatırım yapanlar için önemli kar fırsatları
sunmaktadır. Dolayısıyla spekülatif altın satışları olduğu zamanlarda
gerilemeler olabilir. Bu nedenle, kısa sürekli yatırımlar açısından risklidir. Fakat 2026 yılında altın yine yükseliş
trendinde devam edebilir. Uzun vadeli yatırımlar açısından cazibesini devam
ettirecektir. Düşüşlerin sürekli olması için jeopolitik riskleri ortadan
kalkması, borç yükümlülüklerinin azalması, ülkeler arasındaki ticaret ve kur savaşlarının
azalması gerekir. Kısa dönemde bunlar mümkün olmadığı için, uzun vadede altın
da eğilim olarak bugünkü seviyesinin üzerinde bir değerlenme olacağını tahmin
etmek zor değil.