25 Mart 2024 Pazartesi

Türkiye’den yurtdışına çıkan işçi transferleri artıyor!

Türkiye’den yurtdışına çıkan işçi transferleri artıyor! 

Türkiye’nin derin hafızasında 60’lı yıllarda Almanya’nın talebi ile giden işçiler ve gurbet görüntüleri kalıcı izleri vardır. Türkiye’den giden işçiler büyük fedakarlıklarla çalışarak ailelerine kazandıklarını gönderdiler. Uluslararası iktisatta bu paralara işçi transferleri(remittances) denilmektedir. Türkiye’nin 1970 ile 2000 yıllar arasındaki döviz sorunlarının çözümlenmesinde işçi transferleri büyük katkı sağladı. Herkese malum olduğu gibi ‘Alamancı parası’ kavramı da filmlerde, sosyal hayatı renklendirdi. Fakat 2000 lerden sonra Almanya’daki ikinci kuşak ve üçünü kuşak nüfusun kalıcı hale gelmesi ile Türkiye’ye giren işçi transferleri de azaldı. Artık ödemeler dengesini düzeltici rolü  de zayıfladı.

Ana artık işçi transferleri ile ilgili yeni bir ekonomik sorun başladı. 2010 yılından sonra Suriye’de başlayan iç savaş ardından Türkiye’ye gelen sığınmacılar ve Afganistan gibi ülkelerden Türkiye’ye giren kaçak işçiler ile birlikte Türkiye’den elde edilen gelirlerin yurtdışına transfer edildiğini göstermektedir. Bu ödemeler dengesi hesabı üzerinden analiz edersek, milli gelirin azalmasına ve Türkiye’deki döviz açığını artırıcı etki yapmaktadır. Henüz bu etki absorbe edilebilir boyutlarda olmakla birlikte, transferlerin düzenli artış içerisinden olduğunu gözetleyebiliriz. Grafikte gösterildiği gibi, 2010 yılına kadar Türkiye net işçi transferi girişi olan bir ülkeyken, bu yıldan sonra trend tersine dönmüştür. İlk kez 2022 yılında işçi transferlerinde Türkiye’den yurtdışına  transferler daha fazladır. Türkiye’nin nüfusunun yüksek olduğu ve çalışabilir nüfusun yüksekliği göz önüne alındığında Türkiye’nin yurtdışına işçi transferi şeklinde milli gelirinin transferine izin verilmesi ekonomi açısından sorgulanması gereken bir konudur.



12 Mart 2024 Salı

Vergi sistemi neden değişmeli

 

https://www.hizmetgazetesi.com.tr/vergi-sistemi-neden-degismeli

Türkiye’de vergi sistemi tartışmaları sürekli konularımızdan birisidir. Fakat vergi sisteminin değişmesi talebi, hem gelirleri artırmak isteyen kamu otoritesinin, hem de vergi yüküne daha fazla maruz kalan mükelleflerin isteğidir. Neden vergi sistemi değişmelidir? Bu sorunun değişik nedenleri vardır:

·İlk neden mali yapının değişimidir.  Türkiye’de kamu harcamalarının milli gelire oranı son beş yılda %32 ile %35 seviyesinde değişmektedir. Fakat vergi gelirlerinin milli gelire oranı ise %20 ile %24 arasında değişmektedir. Ortaya çıkan farkın finansmanı ise defalık gelirler (özelleştirme, gayrimenkul satışı gibi) veya borçlanma ile yapılmaktadır. Dolayısıyla 2004 ile 2020 yıllar arasındaki bütçe dengesinin bozulmaya başlaması nedeniyle, vergi gelirlerinin payının yükseltilmesi gerekir.

·İkinci neden iktisadi yapının değişimidir. Gelirden alınan vergiler ve vergi sistemin işleyişini belirleyen temel kanun olan Vergi Usul Kanunu yeniliklere rağmen 1960’lı yıllarda yapılan vergi reformu ile düzenlenmiştir. O yıllarda düzenli vergi tahsilatı için ücretli kesim üzerinden kurgulanan bir gelir vergisi yapısı oluşturulmuştur. Aynı zamanda devlet, sanayileşme çabası içindedir. Sanayinin payı %15’in altındadır. Türkiye bir tarım ülkesidir.  Büyük sanayi işletmelerini kamu işletmektedir. 2023 yılında ise sanayinin payı %31 ve büyük sanayi tesisleri de dahil asıl üretimi özel sektör yapmaktadır. Yani iktisadi yapı değişmiştir. Bu nedenle, yeni bir anlayışla vergi sisteminin düzenlenmesi gerekir.

·Üçüncü neden, dijitalleşmenin getirdiği değişime ayak uydurma gerekliliğidir. Dünyada yaşanan dijitalleşme, yapay zekâ ve kripto varlık devrimlerine uygun vergi sisteminin kurgulanması gerekir. Örneğin, artık vergi denetimlerini yapay zeka uygulamaları ile sürekli yapmak mümkündür.

https://www.hizmetgazetesi.com.tr/vergi-sistemi-neden-degismeli

Trump Stagflasyonu