31 Mart 2021 Çarşamba

Vakıf ve İktisat

 


Sosyal devlet fikrinin olmadığı bir zamanda “bir bireyin sosyal yatırım yaparak kamu yararı sağlamak için iktisadi değer ürettiği kurumdur, vakıf.” Bu kurum tamamen doğudan gelen medeniyet kaynakları üzerinden Türklerin geliştirdiği yeni bir iktisat modelidir. Öncelikle,

·        İnsanın kendi iktisadi çıkarlarını topluma feda edebileceği bir iktisadi araç olması,

·        İkinci olarak da İnsanın devlet gibi dıştan zorlayıcı bir iktisadi saikten bağımsız geliştirdiği fikir olması yönünden çağımız için bile orijinal bir buluştur.

Binyıldan daha uzun bir serüvene sahip bir kurum olan vakıf, gönüllü iktisadi değer üretme/hayırseverlik iktisadı diyebileceğimiz bir temelde yükselmiştir. İslam dünyasındaki değerleri, Türklerin göçebeliğin oluşturduğu zorlukları aşmak için geliştirdiği topluma yönelik fayda üretme bilinci bir araya getirerek oluşturdukları bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, yoldaki yolcudan daha fazla kar sağlamak yerine hedefine kolaylıkla ulaşmasını sağlar. Yine bu yaklaşım, göç hayvanlarının av ekonomisinin artık değer unsuru olması yerine, biyolojik varlığını kolaylaştırmayı hedefler. Yine bu yaklaşım, göç ederken susuzluk çekenlere suyu paketleyip iktisadi bir ürün olarak pazarlamak yerine, ‘su gibi aziz olmak” için iktisadi hizmet sunar. Bu yaklaşım, darda kalmış borca batmış bir borçluya yüksek faizle para satmayı gerçekleştirebilecek bir finans kurumu geliştirmek yerine, “borçlunun borcunu ödeyerek toplumdaki itibarını” korumayı hedefler. Yani geliştirdiği iktisadi fikrin maksimum değerle satılabileceği bir ortamda, yoldaki yolcu, susuz kalmış insan veya hayvan, dardaki borçlu, sokaktaki yetim, kışın soğukta üşüyen serçe veya göç yolundaki leylek için iktisadi karşılığı almadan sosyal yatırım bilincindeki bir bireyin ortaya çıkardığı kurumdur, vakıf.

Vakıf fikri, kolektivist iktisadi anlayıştaki gibi insanın elindeki mülkiyet araçlarını toplum adına devletleştiren bir anlayıştan ve her şeyi bireyin iktisadi çıkarlarını sürekli maksimum kılmaya çalışan bir anlayıştan daha özgün bir yaklaşımdır. Özellikle bu iki yaklaşımdan binyıldan daha eski bir zamanda bir bireyin iktisadi değeri toplum için kamu yararı sağlayacak şekilde bir orijinalliğe sahip olması nedeniyle, Türklerin iktisat tarihine yaptığı en orijinal katkıdır. Bu orijinal katkı, zaman içerisinde bozulmaya maruz kalmış ve fonksiyonlarını eskisi kadar yerine getiremese de, halen iktisatta orijinal bir fikrin geliştirilmesinde ilham kaynağı olarak gözümüzün önündedir. Umarım gelecekte, vakıf fikrinin farklı yansımaları iktisadın ve sosyal bilimlerin gündeminde kalacaktır.

29 Mart 2021 Pazartesi

Kur Hareketleri ve Mali Gelecek

 


Türkiye’de döviz kur hareketleri son iki haftadan beri arttı. Finansal piyasalarda özellikle borsada kur artışının sermaye girişlerini olumsuz etkilenebileceği fikri üzerinden, ekonomistler ve yatırımcılar çoğunluğu meydana gelen kur artışlarını dikkatle izlemeye başladılar. Aslında kurun artışından çok, kurun günlük değişim aralığının yüksek olması kur riski açısından önemlidir. İhracatçılar, dövizle borçlananlar ve kamu finansmanı açsısından bu sorun ekonomik sorunlar arasında en üsttedir. 2005 yılından sonra kurun seyri incelendiğinde, 2017 yılından sonra dalgalanmaların arttığını göstermektedir.  2012 yılından 2021 yılının Mart ayı sonuna kadar olan günlük döviz dalgalanmaların ortalama günlük değişimi Avro’da %4,37, dolar da ise %3,74 seviyesindedir. Bu oranlar, dövizle sözleşme yapacaklar için endişe verecek seviyedir. Yine aynı dönemde günlük %10’a yakın değer artışı şeklinde değişim olması ise, dünya ekonomisinde herhangi bir gelişmekte olan ülke açısından dövizle işlem yapmayı zorlaştırır. Aynı zamanda hem gelişmiş hem de gelişen ekonomilerde enflasyon korkusu ile birlikte ABD merkezli faiz oranlarının artacağı beklentisi de, kuru hareketlendirebilir.  

https://yirmihaber.com/kur-hareketleri-ve-mali-gelecek/

https://yirmihaber.com/kur-hareketleri-ve-mali-gelecek/


Trump Stagflasyonu