Sosyal
devlet fikrinin olmadığı bir zamanda “bir bireyin sosyal yatırım yaparak kamu
yararı sağlamak için iktisadi değer ürettiği kurumdur, vakıf.” Bu kurum tamamen
doğudan gelen medeniyet kaynakları üzerinden Türklerin geliştirdiği yeni bir
iktisat modelidir. Öncelikle,
·
İnsanın
kendi iktisadi çıkarlarını topluma feda edebileceği bir iktisadi araç
olması,
·
İkinci
olarak da İnsanın devlet gibi dıştan
zorlayıcı bir iktisadi saikten bağımsız geliştirdiği fikir olması
yönünden çağımız için bile orijinal bir buluştur.
Binyıldan
daha uzun bir serüvene sahip bir kurum olan vakıf, gönüllü iktisadi değer
üretme/hayırseverlik iktisadı diyebileceğimiz bir temelde yükselmiştir. İslam
dünyasındaki değerleri, Türklerin göçebeliğin oluşturduğu zorlukları aşmak için
geliştirdiği topluma yönelik fayda üretme bilinci bir araya getirerek
oluşturdukları bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, yoldaki yolcudan daha fazla kar
sağlamak yerine hedefine kolaylıkla ulaşmasını sağlar. Yine bu yaklaşım, göç
hayvanlarının av ekonomisinin artık değer unsuru olması yerine, biyolojik
varlığını kolaylaştırmayı hedefler. Yine bu yaklaşım, göç ederken susuzluk
çekenlere suyu paketleyip iktisadi bir ürün olarak pazarlamak yerine, ‘su gibi aziz olmak” için iktisadi hizmet
sunar. Bu yaklaşım, darda kalmış borca batmış bir borçluya yüksek faizle para
satmayı gerçekleştirebilecek bir finans kurumu geliştirmek yerine, “borçlunun borcunu ödeyerek toplumdaki
itibarını” korumayı hedefler. Yani geliştirdiği iktisadi fikrin maksimum
değerle satılabileceği bir ortamda, yoldaki yolcu, susuz kalmış insan veya
hayvan, dardaki borçlu, sokaktaki yetim, kışın soğukta üşüyen serçe veya göç
yolundaki leylek için iktisadi karşılığı almadan sosyal yatırım bilincindeki
bir bireyin ortaya çıkardığı kurumdur, vakıf.
Vakıf fikri,
kolektivist iktisadi anlayıştaki gibi insanın elindeki mülkiyet araçlarını
toplum adına devletleştiren bir anlayıştan ve her şeyi bireyin iktisadi
çıkarlarını sürekli maksimum kılmaya çalışan bir anlayıştan daha özgün bir
yaklaşımdır. Özellikle bu iki yaklaşımdan binyıldan daha eski bir zamanda bir
bireyin iktisadi değeri toplum için kamu yararı sağlayacak şekilde bir orijinalliğe
sahip olması nedeniyle, Türklerin iktisat tarihine yaptığı en orijinal
katkıdır. Bu orijinal katkı, zaman içerisinde bozulmaya maruz kalmış ve
fonksiyonlarını eskisi kadar yerine getiremese de, halen iktisatta orijinal bir
fikrin geliştirilmesinde ilham kaynağı olarak gözümüzün önündedir. Umarım
gelecekte, vakıf fikrinin farklı yansımaları iktisadın ve sosyal bilimlerin
gündeminde kalacaktır.